maden

madalyon

Fr medaillon İt medalione [büy.] büyük pul İt medalia metal pul, metelik +on

madam

Fr madame hanımım, hanımefendi § Fr ma birinci tekil kişi iyelik sıfatı Fr dame hanımefendi

madara

Yun madarós μαδαρός zyolunmuş, tüysüz, kel << EYun madarós a.a. EYun madáō μαδάω zyolunmak, tüyü dökülmek

madde

Ar mādda(t) مادّة z [#mdd faˁla(t) mr.] hammadde, materyel OFa mādag مدّ zahşap hammaddesi, tomruk

madem

Ar mā dāma ما دام z [#dwm] devam ettikçe, sürdükçe Ar dāma دَامَ zdevam etti

maden

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
bilig maˁdini ham fażīlat kanı [bilgi madeni ve fazilet kaynağı] [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
maˁdinin hem kedχudāsı ol ola [ Meninski, Thesaurus, 1680]
maˁden, maˁdin pl. meˁādin

Ar maˁdin مَعْدِن z [#ˁdn mafˁal iz/m.] topraktan çıkan cevher, topraktan cevher çıkarılan yer <? Ar ˁadana عَدَنَ zbir yerde veya bir şeyin içinde kaldı, yerleşik idi

Not: Karş. İbr/Aram ˁādan עָדַן "parlatmak, cilalamak, esnek ve bükülebilir kılmak". Arapça sözcük muhtemelen bu anlamda bir kökten türemiş ve bilahare "toprağın içinde olmak" anlamındaki ˁadn fiilini doğurmuştur (Jastrow sf. 1044). • Tevratta zikredilen ˁEden bahçesi גַּן עֵדֶן (Arapça cennetül ˁadn) muhtemelen eşkökenlidir.

Benzer sözcükler: maden suyu, madenci, madeni


10.12.2015
mader

Fa mādar مادر zana ≈ Ave mātar- << HAvr *māter- a.a.

madımak

(≈ Erm madudag մատուտակ zmeyan kökü, glycirrhiza ) Fa mardumak «adamcık», kökü insana benzeyen bitki, ginseng Fa mardum adam +ak2

madik

Erm madig մատիկ z [küç.] parmak Erm madn մատն za.a.

madlen

Fr madeleine madalyon şeklinde bisküvi, daha sonra madalyon şeklinde çikolata <? Fr médaillon madalyon

madonna

İt madonna hanımım, hanımefendi § İt ma birinci tekil kişi iyelik eki [mod. mia] İt donna hanımefendi