maklube

makbuz

Ar maḳbūḍ مقبوض z [#ḳbḍ mafˁūl mef.] tutulan, tutulmuş veya alınmış olan Ar ḳabaḍa قبض ztuttu

makes

Ar *maˁkas مَعْكَس z [#ˁks mafˁal iz/m.] yansıma, yansıma yeri Ar ˁakasa عَكَسَ zyansıdı

maket

Fr maquette İt macchietta [küç.] küçük çizim, taslak İt macchia leke, benek, küçük şey +et° << Lat macula leke

maki

Fr maquis Akdeniz tipi çalılık İt macchia 1. leke, alaca, 2. çalı << Lat macula leke, benek

makine

İt macchina karmaşık aygıt << Lat machina a.a. EYun mēχanḗ μηχανή zaygıt, mekanizma, özellikle makaralı kaldıraç EYun mêχos μῆχος zaraç, aygıt << HAvr *megʰ- yapma, yarama, yapabilme, gücü olma

maklube

[ Milliyet - gazete, 1989]
Ebu Firaz'ın Filistin mutfağından en sevdiği yemek olan maklubenin tarifini alıyoruz

Ar maḳlūba(t) مقلوبة z [#ḳlb mafˁūla(t) mef. fem.] çevirme, bir Arap yemeği Ar ḳalaba ters çevirdi

 kalp2


22.12.2014
makrame

İng macramé kalın iple yapılan örgü işi Fr macramé a.a. İt macramé dantel kenarlı mendil, genelde dantel, oya TTü maḳrame oyalı veya nakışlı mendil veya peşkir Ar miḳram/maḳrama(t) مقرم z [#ḳrm] oya Ar ḳarama قرم zoydu, kemirdi

makro

Fr/İng macro 1. büyük (sadece bileşiklerde), 2. büyük çaplı, en geniş boyutlu, 3. bilgisayar dilinde birden fazla komutun bileşiminden oluşan komut grubu EYun makrós μακρός zuzun, büyük << HAvr *mh₂ḱ-ro-s (*maḱ-ro-s) HAvr *meh₂ḱ- (*māḱ-) büyük

makrokozm

Fr macrocosme insan organizmasının büyük çapta yansıması olarak görülen evren, küçük çaplı birimlerin büyük çapta tekrarı olan organizma EYun makrokósmos μακροκόσμος zbüyük-evren

maksat

Ar maḳṣad مقصد z [#ḳṣd mafˁal msd.] kasıt, amaç, hedef Ar ḳaṣada قَصَدَ zamaçladı

maksem

Ar maḳsam مقسم z [#ḳsm mafˁal iz/m.] taksim yeri, suyun dağıtım yeri, maslak Ar ḳasama قسم zböldü, pay etti