maron

marki

Fr marquis bir soyluluk ünvanı << OLat marchese sınır komutanı, uçbeyi OLat marca sınır, serhat Ger *markō sınır işareti, sınır

markiz

Fr marquise [fem.] 1. markinin eşi, bir soyluluk unvanı, 2. oval kesimli ve 58 fasetli pırlanta, 3. 19. yy mimarisinde genellikle ferforje karkaslı cam saçak veya sundurma, 4. alçak sırtlıklı geniş koltuk

marley

marka Marley Floors Ltd. esnek yer karoları üreticisi İngiliz firma (İlk kullanım: 1948)

marmelat

Fr marmelade reçel Port marmelada ayva reçeli Port marmelo ayva EYun melímēlon μελίμηλον zayva veya muşmula § EYun melí μελί zbal EYun mḗlon μήλον zher çeşit meyve, özellikle elma

maroken

Fr maroquin 1. Fas'a özgü, Fas'a ait, 2. keçi güderisi öz Maroc Fas ülkesinin Fransızca adı öz Marakeş Fas'ta bir kent

maron

"kestane rengi" [ Cumhuriyet - gazete, 1931]
koyu yeşil veya maron İngiliz kadifesinden maron glase "kestane şekeri" [ Cumhuriyet - gazete, 1949]
Maron glâse var mı?

Fr marron kestane, kestane rengi Kelt


12.01.2015
marpuç

Fa mārpīç مارپيج zyılankavi, yılan gibi kıvrımlı nesne § Fa mār مار zyılan Fa pīç پيج zbüklüm, kıvrım

mars

~? Ar mars مرس z [#mrs faˁl msd.] 1. suya daldırma, 2. bir oyunda tüm sayıları alarak galip gelme Ar marasa مرس zsuya daldırdı

marsık

?

marş

Fr marche [dev.] 1. yürüyüş, yürüme, 2. yürü! (emir), 3. yürüyüş şarkısı, 4. otomobil yürütme mekanizması Fr marcher yürümek, basmak << OLat marcare ayaklarını sertçe yere basma Ger

marşandiz

Fr marchandise ticari eşya, kargo Fr marchand tüccar << Lat mercans, mercant- a.a. Lat mercari alıp satmak +ent°