mecbur

meblağ

Ar mablaġ مبلغ z [#blġ mafˁal msd.] varılan yer, tutar, toplam Ar balaġa بَلَغَ zulaştı, erdi

mebus

Ar mabˁūṯ مبعوث z [#bˁs̠ mafˁūl mef.] gönderilmiş kişi, delege, elçi Ar baˁaṯa بَعَثَ z1. gönderdi, delege etti, 2. diriltti

mebzul

Ar mabḏūl مبذول z [#bḏl mafˁūl mef.] cömertçe verilen, saçılan Ar baḏala بَذَلَ zcömertçe harcadı, saçtı, kurban etti

mecal

Ar macāl مجال z [#cwl mafˁal iz/m.] 1. dolaşım alanı, oyun sahası, arena, 2. kapsam, güç, takat Ar cāla جَالَ zdöndü, dolaştı

mecaz

Ar macāz مجاز z [#cwz mafˁal iz/m.] 1. geçit, köprü, 2. asıl anlamından başka anlamda kullanılan söz Ar cāza جَازَ zkarşıya geçti

mecbur

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
mecbūr: Religatus, consolidadus (os fractum) & vi adactus ad aliquid. [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mecbūren (...) mecbūriyet

Ar macbūr مجبور z [#cbr mafˁūl mef.] 1. kaynaştırılmış (kemik), 2. zorla yapıştırılmış veya bir araya getirilmiş, zorlanık Ar cabara جبر zzorladı, güç gösterdi

 cebir

Not: Birine mecbur olmak deyiminde, "kemik gibi kaynaşma" düşüncesi vardır.

Benzer sözcükler: maalmecburiye, mecbur etmek, mecbur kalmak, mecburen, mecburi, mecburiyet


04.09.2014
meccanen

Ar maccānan مجّاناً z [zrf.] bedava olarak Ar maccān مجّان z [#mcn] bedava, karşılıksız +an Aram mggānā מגנא za.a. ≈ Akad magānnu a.a.

mecelle

Ar macalla(t) مجلّة z [#cll mr.] rulo şeklinde kitap, volüm, her türlü kitap Aram məgīllāth מְגִילָּת za.a. (Kaynak: Jastrow sf. 729.)Aram gallā גַּלָּא zyığın, yığılma, üst üste binme

mecidiye

öz (ˁAbd) el-mecīd Osmanlı padişahı (h. 1839-1861) +īya(t)1 Ar macīd مجيد z [#mcd faˁīl sf.] yüce, şanlı, övülen Ar macada مجد zşanlı idi, yüceldi

meclis

Ar maclis مَجْلِس z [#cls mafˁil iz/m.] oturum veya oturacak yer, sohbet toplantısı Ar calasa جَلَسَ zoturdu

mecmu

Ar macmūˁ مجموع z [#cmˁ mafˁūl mef.] toplanmış, toplu, topu Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı