mecelle

mebzul

Ar mabḏūl مبذول z [#bḏl mafˁūl mef.] cömertçe verilen, saçılan Ar baḏala بَذَلَ zcömertçe harcadı, saçtı, kurban etti

mecal

Ar macāl مجال z [#cwl mafˁal iz/m.] 1. dolaşım alanı, oyun sahası, arena, 2. kapsam, güç, takat Ar cāla جَالَ zdöndü, dolaştı

mecaz

Ar macāz مجاز z [#cwz mafˁal iz/m.] 1. geçit, köprü, 2. asıl anlamından başka anlamda kullanılan söz Ar cāza جَازَ zkarşıya geçti

mecbur

Ar macbūr مجبور z [#cbr mafˁūl mef.] 1. kaynaştırılmış (kemik), 2. zorla yapıştırılmış veya bir araya getirilmiş, zorlanık Ar cabara جبر zzorladı, güç gösterdi

meccanen

Ar maccānan مجّاناً z [zrf.] bedava olarak Ar maccān مجّان z [#mcn] bedava, karşılıksız +an Aram mggānā מגנא za.a. ≈ Akad magānnu a.a.

mecelle

"kitap, kütük" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
micellet: Volumen, folium in quo reconditioris aliquid scientiae inscriptum [herhangi bir ilmin gizli bilgilerinin yazılı olduğu rulo] & in gen. liber, codex [genelde kitap, kütük].

Ar macalla(t) مجلّة z [#cll mr.] rulo şeklinde kitap, volüm, her türlü kitap Aram məgīllāth מְגִילָּת za.a. (Kaynak: Jastrow sf. 729.)Aram gallā גַּלָּא zyığın, yığılma, üst üste binme

Not: 19. yy sonlarından bu yana özellikle Cevdet Paşa tarafından derlenen fıkıh külliyatı (Mecelle-i Ahkâm-ı Adliye, 1872-80) için kullanılır. • Geç Akadca magallatu "kitap" biçimi Aramcadan alıntıdır (CAD sf. 10/1.31).


15.11.2019
mecidiye

öz (ˁAbd) el-mecīd Osmanlı padişahı (h. 1839-1861) +īya(t)1 Ar macīd مجيد z [#mcd faˁīl sf.] yüce, şanlı, övülen Ar macada مجد zşanlı idi, yüceldi

meclis

Ar maclis مَجْلِس z [#cls mafˁil iz/m.] oturum veya oturacak yer, sohbet toplantısı Ar calasa جَلَسَ zoturdu

mecmu

Ar macmūˁ مجموع z [#cmˁ mafˁūl mef.] toplanmış, toplu, topu Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı

mecmua

Ar macmūˁa(t) مجموعة z [#cmˁ mafˁūla(t) mef. fem.] derlenmiş şey, derleme Ar camaˁa جَمَعَ ztopladı

mecnun

Ar macnūn مجنون z [#cnn mafˁūl mef.] deli, cinlere uğramış Ar canna جَنَّ zörttü, kapattı, kararttı