medya

mediokrasi

İng mediocracy vasatın egemenliği İng mediocre vasat, sıradan Lat mediocris orta boy § Lat medius orta Lat ocris yükselti

meditasyon

İng meditation tefekkür, derin düşünce Lat meditatio Lat meditari derin düşünmek, kaygılanmak +()tion Lat mederi, medit- ilgilenmek, kaygılanmak, endişe etmek

medium

İng medium orta boy, vasat (sıfat), aracı, vasıta (isim) Lat medium [n.] ortada olan şey, aracı Lat medius [sf.] orta, ara (sıfat)

medrese

Ar madrasa(t) مدرسة z [#drs mafˁala(t) iz/m.] ders yeri, okul Ar darasa درس zöğrendi, ders gördü

medüz

Fr méduse denizanası EYun Medoúsa μεδούσα zmitolojide yılan saçlı tanrıça EYun médō μέδω zgözkulak olmak, yol göstermek, vesayet etmek, kayırmak +ousa

medya

"reklam verilen basın ve yayın organı" [ Milliyet - gazete, 1979]
Medya, matbaa, müşteri ilişkilerini yürütebilecek dinamik gençler sosyal medya "interaktif haberleşme ortamı" [ Hürriyet - gazete, 2007]
Nokia'nın sosyal medya deneyimleri yaratma vizyonu

İng media araçlar, özellikle basın ve yayın araçları Lat media [çoğ.] araçlar, aracılar Lat medium [n.] aradaki şey, araç

 medium

Not: Türkçeye öncelikle bir reklamcılık terimi olarak girmiştir. Sosyal medya deyimi 2009'da yaygın kullanıma girdi.

Bu maddeye gönderenler: medyatik, multimedya


09.12.2015
medyatik

TTü medya

medyum

YLat medium ruh çağırmada aracı olan kimse (İlk kullanım: Emanuel Swedenborg İsv. teosofist (1688-1772).) Lat medium [n.] aradaki şey, araç, aracı

medyun

Ar madyūn مديون z [#dyn mafˁūl mef.] borçlanan, borçlu

mefhum

Ar mafhūm مَفهوم z [#fhm mafˁūl mef.] anlaşılan, fehmedilen, anlam Ar fahama فَهَمَ zanladı

mefkûre

Ar mafkūr مفكور z [#fkr mafˁūl mef.] düşünülen, düşünce Ar fakara فَكَرَ zdüşündü, fikir yürüttü