melanet

melaike

Arapça mlk kökünden gelen malāˀik veya malāˀika(t) ملائكة z "melekler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça malak ملك z sözcüğünün faˁāˀila(t) vezninde çoğuludur.

melal

Arapça mll kökünden gelen malāl ملال z "keder, üzüntü" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça malla مَلَّ z "bezdi, kederlendi" fiilinin faˁāl vezninde türevidir.

melami

Arapça malāmī veya malāmatī ملامى/ملامتى z "ayıpçı, 9. yy'da Horasan'da doğan bir sufi hareketi ve bunun mensubu" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça lwm kökünden gelen malāma(t) ملامة z "ayıplama, ayıp, rezil" sözcüğünün nisbet halidir. Bu sözcük Arapça lāma لَامَ z "ayıpladı, takbih etti" fiilinin mafˁala(t) vezninde masdarıdır.

melamin

Fransızca ve İngilizce melamine "bir tür sentetik reçine" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Almanca Melamin "bir kimyasal kristal" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1834 J. Liebig, Alm. kimyacı.) Bu sözcük Almanca Melam "sülfosiyanid amonyumun damıtılmasıyla elde edilen kimyasal madde" sözcüğünden +in° ekiyle türetilmiştir. (İlk kullanımı: 1834 J. Liebig.)

melan(o)+

Fransızca mélano+ veya İngilizce melano+ "[bileşik adlarda] siyah" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca aynı anlama gelen mélas, melan- μέλας, μελαν- z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *melh₂- (*mel-) biçiminden evrilmiştir.

melanet
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
melˁanet: latrina, locus ubi corporis excrementa deponuntur [helâ, lağım çukuru] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
melˁanet: laˁinlik, habislik.

Köken

Arapça lˁn kökünden gelen malˁana(t) ملعنة z "lanetli yer veya şey" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça laˁana لعن z "lanetledi" fiilinin mafˁala(t) vezninde ismi zaman ve mekânıdır.

Daha fazla bilgi için lanet maddesine bakınız.

Ek açıklama

Esasen "lanetli yer" anlamındayken Türkçe halk ağzında "lanetlilik" anlamı kazanmıştır.


04.09.2014
melankoli

Fransızca mélancholie "kara sevda" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca melanχolía μελανχολία z "eski tıpta kara safranın artmasından ileri geldiği düşünülen hastalık, kara sevda" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Eski Yunanca melanχolḗ μελανχολή z "kara safra" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Eski Yunanca mélas, melan- μέλας, μελαν- z "kara" ve Eski Yunanca χolḗ χολή z "safra" sözcüklerinin bileşiğidir.

melanoma

Yeni Latince melanoma "deride siyah renkli ur, bu urun yol açtığı kanser türü" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: y. 1830 Carswell, İng. tabip.) Latince sözcük Eski Yunanca melanóō "kararmak" fiilinden +ma(t) ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Eski Yunanca mélas, melan- μέλας, μελαν- z "kara" sözcüğünden türetilmiştir.

melanurya

Yeni Yunanca melanúria μελανούρια z sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Yeni Yunanca melanúrion μελανούριον z "karakuyruk, karagöz cinsinden kuyruğu kara lekeli balık, sparus melanurus" sözcüğünün çoğuludur. Bu sözcük Yeni Yunanca ve Eski Yunanca mélas, melan- μέλας, μελαν- z "kara" ve Yeni Yunanca ve Eski Yunanca urá ουρά z "kuyruk" sözcüklerinin bileşiğidir.

melas

Fransızca mélasse "şeker şerbeti, pekmez" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Portekizce melaço "«ballaşmış», şeker şerbeti, pekmez" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Latince mel "bal" sözcüğünden türetilmiştir. Latince sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *mélit "bal" kökünden türetilmiştir.

melbusat

Arapça lbs kökünden gelen malbūs ملبوس z "giyilen, giysi" sözcüğünden +āt ekiyle türetilmiştir. Arapça sözcük Arapça labasa لبس z "giydi" fiilinin mafˁūl vezninde edilgen fiil sıfatııdır.