melas

melan(o)+

Fr mélano+ İng melano+ [bileşik adlarda] siyah EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- za.a. << HAvr *melh₂- (*mel-) a.a.

melanet

Ar malˁana(t) ملعنة z [#lˁn mafˁala(t) iz/m.] lanetli yer veya şey Ar laˁana لعن zlanetledi

melankoli

Fr mélancholie kara sevda EYun melanχolía μελανχολία zeski tıpta kara safranın artmasından ileri geldiği düşünülen hastalık, kara sevda EYun melanχolḗ μελανχολή zkara safra § EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- zkara EYun χolḗ χολή zsafra

melanoma

YLat melanoma deride siyah renkli ur, bu urun yol açtığı kanser türü (İlk kullanım: y. 1830 Carswell, İng. tabip.) EYun melanóō kararmak +ma(t) EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- zkara

melanurya

Yun melanúria μελανούρια z [çoğ.] Yun melanúrion μελανούριον zkarakuyruk, karagöz cinsinden kuyruğu kara lekeli balık, sparus melanurus § Yun/EYun mélas, melan- μέλας, μελαν- zkara Yun/EYun urá ουρά zkuyruk +ion

melas

[ Cemiyeti Tıbbiyei Osmaniye, Lugat-i Tıbbiye, 1873]
melas [ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Mélasse [Fr.]: kıvamlı şeker, şeker şerbeti, melas.

Fr mélasse şeker şerbeti, pekmez Port melaço «ballaşmış», a.a. Lat mel bal HAvr *mélit bal

Not: Aynı HAvr kökten EYun melí μέλι "bal".

Bu maddeye gönderenler: marmelat, melisa, mildiyö, mus


13.01.2018
melbusat

Ar malbūs ملبوس z [#lbs mafˁūl mef.] giyilen, giysi +āt Ar labasa لبس zgiydi

melce

Ar malcaˀ مَلْجَأ z [#lcA mafˁal iz/m.] sığınma yeri, sığınak Ar lacaˀa لَجَأَ zsığındı

melek

Ar malak ملك z [#mlk] bir tür tanrısal varlık İbr/Aram məlˀāk מַלְאך z [#lAk] elçi, haberci

meleke

Ar malaka(t) ملكة z [#mlk faˁala(t) ] 1. sahip olunan şey, edinim, 2. erdem, haslet, karakter Ar malaka ملك zsahip idi

melekût

Ar malakūt ملكوت zsemavat Aram maləkūth מַלְכוּת z [#mlk] krallık, devlet (Kaynak: Jastrow sf. 791.)Aram melekh מֶלֶכ zkral, melik