mesir

mesele

Ar masˀala(t) مسألة z [#sAl mafˁala(t) msd.] soru, problem Ar saˀala سَأَلَ zsordu

mesen

Fr mécène sanatçıları destekleyen kişi, sponsor öz Maecenas Romalı devlet adamı (MS 1. yy)

meserret

Ar masarra(t) مسرّة z [#srr mafˁala(t) msd.] neşe, sevinç, gülüş Ar sarra سَرَّ zsevindi, güldü

mesh

Ar masḥ مسح z [#msḥ faˁl msd.] 1. elle sığama, ovma, 2. abdestte azaya el sürme Ar masaḥa مسح zovdu, sığadı

mesih

Ar masīḥ مسيح z [#msḥ faˁīl sf.] Aram məşīḥā משיחא z [#mşḥ] «yağla ovulmuş olan», İsa ≈ İbr māşīḥa מָשִׁיחַ z1. yağla ovulmuş, 2. kıyametten önce gelmesi beklenen peygamber, mesih İbr/Aram #mşḥ משח zyağla ovma

mesir

[ Selanikli Mustafa Ef., Tarih-i Selanikî, 1599]
Kânûn ve Şifâ’da yazılduğı üzre 'Şeyh Şucâ‘ mesîrinden yesem râhat olurum' diyü χoşnûd olup şükrân gösterirdi. (...) Perhizi bozmışsız, yine mesirditos yimek nâfiˁdür.

Ar miṯrīdiṭūs مثرديطوس zeski tıpta bir panzehir EYun mithridátion/mithridátikon μιθριδάτιον za.a. öz(EYun) Mithridātēs panzehir mucidi olarak bilinen Pontos kralı (MÖ 135-63) EFa mithra-dāta «Mithra-verdi»

Not: Antik yazarlardan Galenus ve Plinius, İslam alimlerinden Taberi, İbn Sina ve Razi, Osmanlı müelliflerinden Gelibolulu Mustafa Ali, Selaniki ve Evliya Çelebi çok sayıda egzotik bileşenden mamul Mithridaticum veya Masriditos/Misriditus adlı panzehiri anarlar. 16. yy'da Manisa'da Muslihuddin Merkez Efendi tarafından imal edildiği rivayet edilir.

Benzer sözcükler: mesir macunu


28.12.2017
mesire

Ar masīra(t) مسيرة z [#syr mafˁila(t) iz/m.] gezilecek yer, seyirlik Ar sāra سَارَ zyürüdü, gezdi, yol aldı

mesiyanik

Fr messianique İng messianic Mesih'in gelişine veya kıyamete dair EYun/Lat messias Mesih İbr māşīḥa a.a.

mesken

Ar maskan مَسْكَن z [#skn mafˁal iz/m.] oturma yeri, konut Ar sakana سَكَنَ zdurdu, konakladı

meskûkat

Ar maskūkāt مسكوكات z [#skk çoğ.] genel olarak madeni paralar, nümizmatik Ar maskūk مسكوك z [mafˁūl t.] darbedilmiş, sikkelenmiş (para) +āt Ar sakka سكّ zsikke bastı

meskûn

Ar maskūn مسكون z [#skn mafˁūl mef.] oturulan, ikamet edilen Ar sakana سَكَنَ zdurdu, dindi