meskûkat

mesih

Ar masīḥ مسيح z [#msḥ faˁīl sf.] Aram məşīḥā משיחא z [#mşḥ] «yağla ovulmuş olan», İsa ≈ İbr māşīḥa מָשִׁיחַ z1. yağla ovulmuş, 2. kıyametten önce gelmesi beklenen peygamber, mesih İbr/Aram #mşḥ משח zyağla ovma

mesir

Ar miṯrīdiṭūs مثرديطوس zeski tıpta bir panzehir EYun mithridátion/mithridátikon μιθριδάτιον za.a. öz(EYun) Mithridātēs panzehir mucidi olarak bilinen Pontos kralı (MÖ 135-63) EFa mithra-dāta «Mithra-verdi»

mesire

Ar masīra(t) مسيرة z [#syr mafˁila(t) iz/m.] gezilecek yer, seyirlik Ar sāra سَارَ zyürüdü, gezdi, yol aldı

mesiyanik

Fr messianique İng messianic Mesih'in gelişine veya kıyamete dair EYun/Lat messias Mesih İbr māşīḥa a.a.

mesken

Ar maskan مَسْكَن z [#skn mafˁal iz/m.] oturma yeri, konut Ar sakana سَكَنَ zdurdu, konakladı

meskûkat

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
esāmi-i selātin-i Selcuḳiyye ile meskūk imiş [Selçuklu sultanlarının adları basılı imiş]

Ar maskūkāt مسكوكات z [#skk çoğ.] genel olarak madeni paralar, nümizmatik Ar maskūk مسكوك z [mafˁūl t.] darbedilmiş, sikkelenmiş (para) +āt Ar sakka سكّ zsikke bastı

 sikke

Benzer sözcükler: meskûk


20.08.2015
meskûn

Ar maskūn مسكون z [#skn mafˁūl mef.] oturulan, ikamet edilen Ar sakana سَكَنَ zdurdu, dindi

meslek

Ar maslak مَسْلَك z [#slk mafˁal msd.] yol, rota, tarik, patika Ar salaka سَلَكَ zyol gitti, rota izledi

mesmu

Ar masmūˁ مسموع z [#smˁ mafˁūl mef.] işitilen, duyulmuş Ar samaˁa سَمَعَ zduydu, dinledi

mesnet

Ar masnad مسند z [#snd mafˁal iz/m.] dayanılan yer veya şey, dayanak, arka, 2. oturma yeri, taht Ar sanada سنود zdayandı

mesnevi

Ar maṯnawī مثنوى z [nsb.] her iki mısraı birbiriyle kafiyeli beyitlerden oluşan manzume Ar maṯnūˀ مثنو z [#s̠ny mafˁūl mef.] ikilenmiş, ikili Ar ṯanā ثنا zikiledi, ikiye katladı