mesnet

mesken

Ar maskan مَسْكَن z [#skn mafˁal iz/m.] oturma yeri, konut Ar sakana سَكَنَ zdurdu, konakladı

meskûkat

Ar maskūkāt مسكوكات z [#skk çoğ.] genel olarak madeni paralar, nümizmatik Ar maskūk مسكوك z [mafˁūl t.] darbedilmiş, sikkelenmiş (para) +āt Ar sakka سكّ zsikke bastı

meskûn

Ar maskūn مسكون z [#skn mafˁūl mef.] oturulan, ikamet edilen Ar sakana سَكَنَ zdurdu, dindi

meslek

Ar maslak مَسْلَك z [#slk mafˁal msd.] yol, rota, tarik, patika Ar salaka سَلَكَ zyol gitti, rota izledi

mesmu

Ar masmūˁ مسموع z [#smˁ mafˁūl mef.] işitilen, duyulmuş Ar samaˁa سَمَعَ zduydu, dinledi

mesnet

"taht" [ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
ˁarş ana hem mesned hem taχt-ıdı [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
mesned: Kurulup oturacak bir kürsi, mansıb. [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
mesned: Büyük mansıb, makam.

Ar masnad مسند z [#snd mafˁal iz/m.] dayanılan yer veya şey, dayanak, arka, 2. oturma yeri, taht Ar sanada سنود zdayandı

 senet

Not: "Mantıkî veya hukukî dayanak" anlamına 20. yy'dan önceki sözlüklerde rastlanmaz.

Benzer sözcükler: mesnetsiz


23.09.2017
mesnevi

Ar maṯnawī مثنوى z [nsb.] her iki mısraı birbiriyle kafiyeli beyitlerden oluşan manzume Ar maṯnūˀ مثنو z [#s̠ny mafˁūl mef.] ikilenmiş, ikili Ar ṯanā ثنا zikiledi, ikiye katladı

mesrur

Ar masrūr مسرور z [#srr mafˁūl mef.] neşeli, sevinçli Ar sarra سَرَّ zsevindi, güldü

mest1

Fa mast مست zsarhoş << Fa *mayaste ميسته z

mest2

≈ Fa mas مس zİslam geleneğinde mesh kabul eden bağcıksız ayakkabı Ar masḥ مسح zmesh

mestur

Ar mastūr مستور z [#str mafˁūl mef.] setredilmiş, örtülü Ar satara سَتَرَ zörttü