mestur

mesnet

Ar masnad مسند z [#snd mafˁal iz/m.] dayanılan yer veya şey, dayanak, arka, 2. oturma yeri, taht Ar sanada سنود zdayandı

mesnevi

Ar maṯnawī مثنوى z [nsb.] her iki mısraı birbiriyle kafiyeli beyitlerden oluşan manzume Ar maṯnūˀ مثنو z [#s̠ny mafˁūl mef.] ikilenmiş, ikili Ar ṯanā ثنا zikiledi, ikiye katladı

mesrur

Ar masrūr مسرور z [#srr mafˁūl mef.] neşeli, sevinçli Ar sarra سَرَّ zsevindi, güldü

mest1

Fa mast مست zsarhoş << Fa *mayaste ميسته z

mest2

≈ Fa mas مس zİslam geleneğinde mesh kabul eden bağcıksız ayakkabı Ar masḥ مسح zmesh

mestur

[ Aşık Paşa, Garib-name, 1330]
sanma ki maˁṣūm u yā mestūr-içün [dokunulmaz ya da örtülü olduğu için] [ anon., Dastan-ı Ahmet Harami, <1400]
ey dildār-ı mestūr [ey kendini gizleyen gönül eri] / ne sözdir bu didigin aklını dir [topla]

Ar mastūr مستور z [#str mafˁūl mef.] setredilmiş, örtülü Ar satara سَتَرَ zörttü

 setr

Not: "Yazılı" anlamına gelen diğer mestur مسطور ile karıştırılmamalıdır.


14.05.2015
mesul

Ar masˀūl مسؤل z [#sAl mafˁūl mef.] 1. kendisine soru sorulan kimse, 2. sorulan şey, soru, sorgu Ar saˀala سأل zsordu

mesut

Ar masˁūd مسعود z [#sˁd mafˁūl mef.] bahtlı, mutlu Ar saˁada سَعَدَ ztalihi yaver gitti

meşakkat

Ar maşaḳḳa(t) مشقّة z [#şḳḳ mafˁala(t) msd.] zahmet, sıkıntı Ar şaḳḳa شَقَّ zyardı, böldü, zahmet ve sıkıntı verdi

meşale

Ar maşˁala(t) مشعلة z [#şˁl mafˁala(t) msd.] ışıma, ışık kaynağı, çıra Ar şaˁala شعل zışıdı

meşayih

Ar maşāyiχ مشايخ z [#şyχ mafāˁil çoğ.] şeyhler Ar şayχ شيخ z [t.] şeyh, pir, dede