mezür

Mezopotamya

İng Mesopotamia Fırat ve Dicle nehirleri arasındaki bölge EYun mesopotamía μεσοποταμία z«nehirler arası ülke», a.a. § EYun mésos μέσος zorta, ara EYun potamós ποταμός znehir

mezozoik
mezra

Ar mazraˁa(t) مزرعة z [#zrˁ mafˁala(t) iz/m.] ekim ve dikim yapılan yer, tarla Ar zaraˁa زرع ztohum attı, ekti

mezun

Ar maˀḏūn مأذون z [#Aḏn mafˁūl mef.] izin almış, izinli, icazetli Ar aḏina أذن zkulak verdi, dinledi, izin verdi

mezura

Fr mesure ölçü, ölçüm << Lat mensura a.a. << HAvr *méh₁-ti-s (*mḗ-ti-s) ölçü +(t)ura HAvr *meh₁- (*mē-) ölçmek

mezür

"şiirde ölçü" [ Hüseyin Rahmi Gürpınar, Cehennemlik, 1923]
bunu ‘mezür’e, ‘rim’e [ölçüye, kafiyeye] koyup da Muzaffer Bey gibi ince ağır bir çalım ile okuyunca "müzikte ritm ölçüsü" [ Cumhuriyet - gazete, 1930]
Turhan Tahir'den bir iki mezür Fokstrot bittikten sonra

Fr mesure ölçü << Lat mensura a.a.

 mezura

Not: Fransızca sözcük Türkçeye mezura ve mezür olmak üzere iki kez alınmıştır. İlki şerit metre, ikincisi müzik ve şiirde ritm birimi anlamında kullanılır.


03.02.2020
mezzanine

İng mezzanine çekme katı, küçük ara kat İt mezzanino [küç.] İt mezzano ortada olan, aradaki +in°2 << Lat medianus orta, ara

mezzosoprano

İt mezzo-soprano orta-yüksek, müzikte kadın sesinin orta perdesi § İt mezzo orta (<< Lat medius a.a. ) İt soprano

mıcır

≈ Erm mcir մճիր ztaş veya kömür kırıntısı, çakıl

mıç|mak

TTü sıç- dışkılamak

mığrı

Yun mungrí/mugrí μουγγρί zbir tür yılan balığı, conger ≈ EYun moungrízō μουγκρίζω zsalyalamak, cıvımak (Kaynak: LS sf. 1148 "slobber")