mezalim

meyus

Ar mayˀūs ميؤس z [#yAs mafˁūl mef.] 1. kendisinden umut kesilen şey, 2. yeis eden, umutsuz Ar yaˀisa يئس zumut kesti, umutsuzluğa düştü

meyve

Fa mīva/mēve ميوه za.a. << OFa mēvag a.a. (≈ Sogd məγdē a.a. )

meyyal

Ar mayyāl ميّال z [#myl faˁˁāl mesl.] çok eğimli, eğilimli Ar māla مال zeğildi

meyyit

Ar mayt/mayyit مَىت z [#mwt faˁīl sf.] ölü, ölmüş Ar māta مات zöldü

mez(o)+

Fr/İng meso+ [bileşik adlarda] orta EYun mésos μέσος zorta << HAvr *médʰi̯o-s orta (ad) HAvr *me-dʰi- orta (edat)

mezalim

[ Kutadgu Bilig, 1069]
mazālim öḏinde ötügçülerig körü alsa [zulüm deminde hak talep edenleri gözden ırak etmese] [ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
zikr-i baˁzı meẓālim-i Timūr [Timur'un bazı zulümlerinin anılması]

Ar maẓālim مظالم z [#ẓlm mafāˁil çoğ.] zulümler Ar ẓulm ظلم z [t.] zulüm

 zulüm


02.04.2015
mezar

Ar mazār مزار z [#zwr mafˁal iz/m.] ziyaret yeri, ziyaretgâh Ar zāra زار zziyaret etti

mezat

Ar mazād مزاد z [#zyd mafˁal msd.] arttırma Ar zāda زاد zarttı, çoğaldı

mezbaha

Ar maḏbaḥ مَذبح z [#ḏbḥ mafˁal iz/m.] hayvan kesme yeri, kurban yeri Ar ḏabaḥa ذَبَحَ zhayvan kesti (≈ Aram dəbaḥ דְּבַח z [#dbḥ] hayvan kesme, kurban etme )

mezbele

Ar mazbala(t) مزبلة z [#zbl mafˁala(t) iz/m.] çöplük Ar zibl زِبْل zçöp, dışkı

mezc

Ar mazc مزج z [#mzc faˁl msd.] başka bir şeyle karıştırma Ar mazaca مزج z(bir şeyi bir şeyle) karıştırdı