mezbaha

meyyit

Arapça mwt kökünden gelen mayt veya mayyit مَىت z "ölü, ölmüş" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça māta مات z "öldü" fiilinin faˁīl vezninde sıfatıdır.

mez(o)+

Fransızca ve İngilizce meso+ "[bileşik adlarda] orta" parçacığından alıntıdır. Fransızca parçacık Eski Yunanca mésos μέσος z "orta" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *médʰi̯o-s "orta (ad)" biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *me-dʰi- "orta (edat)" kökünden türetilmiştir.

mezalim

Arapça ẓlm kökünden gelen maẓālim مظالم z "zulümler" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça ẓulm ظلم z "zulüm" sözcüğünün mafāˁil vezninde çoğuludur.

mezar

Arapça zwr kökünden gelen mazār مزار z "ziyaret yeri, ziyaretgâh" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zāra زار z "ziyaret etti" fiilinin mafˁal vezninde ismi zaman ve mekânıdır.

mezat

Arapça zyd kökünden gelen mazād مزاد z "arttırma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zāda زاد z "arttı, çoğaldı" fiilinin mafˁal vezninde masdarıdır.

mezbaha
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

"kurban yeri" [ Ali Bey terc., Kitab-ı Mukaddes, 1665]
pâklik ile ellerimi yaykadım ve seniŋ mezbahaŋı tavâf ėderim [ Meninski, Thesaurus, 1680]
meẕbāh [1. kesilen hayvanın boğazında bıçak vurulan yer, 2. hayvan kesme yeri, kurban sunağı] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
meẕbāh: Zebh mahalli, kanara, mezbaha.

Köken

Arapça ḏbḥ kökünden gelen maḏbaḥ مَذبح z "hayvan kesme yeri, kurban yeri" sözcüğünden türetilmiştir. Arapça sözcük Arapça ḏabaḥa ذَبَحَ z "hayvan kesti" fiilinin mafˁal vezninde ismi zaman ve mekânıdır. (NOT: Bu sözcük Aramice/Süryanice dbḥ kökünden gelen dəbaḥ דְּבַח z "hayvan kesme, kurban etme" sözcüğü ile eş kökenlidir. )


03.02.2020
mezbele

Arapça zbl kökünden gelen mazbala(t) مزبلة z "çöplük" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zibl زِبْل z "çöp, dışkı" sözcüğünün mafˁala(t) vezninde ismi zaman ve mekânıdır.

mezc

Arapça mzc kökünden gelen mazc مزج z "başka bir şeyle karıştırma" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça mazaca مزج z "(bir şeyi bir şeyle) karıştırdı" fiilinin faˁl vezninde masdarıdır.

mezdeke

Yeni Yunanca mastíχa μαστίχα z "sakız" sözcüğünden alıntıdır.

meze

Farsça maza مَزَه z "tadım, tat" sözcüğünden alıntıdır. Farsça sözcük Orta Farsça aynı anlama gelen mija veya micag sözcüğünden evrilmiştir.

mezgit

Arapça zyt kökünden gelen mazīt مزيت/مزيّت z "yağlı" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça zayt زيت z "zeytinyağı" sözcüğünün mufaˁˁal vezninde (II) edilgen fiil sıfatııdır.