muhayyile

muhatap

Ar muχāṭab مخاطب z [#χṭb mufāˁal III mef.] kendisine hitap edilen Ar ḥaṭaba خطب zhitap etti

muhatara

Ar muχāṭara(t) مخاطرة z [#χṭr mufāˁala(t) III msd.] tehlikeye atılma, tehlike Ar χaṭara خَطَرَ z1. kuyruğunu (tehdit veya kaygı makamında) dikti, 2. bir düşünce veya duyguya uyandı, uyarıldı

muhavere

Ar muḥāwara(t) محاورة z [#ḥwr mufāˁala(t) III msd.] 1. karşılıklı konuşma, diyalog, 2. felsefede diyalektik Ar ḥāra حَارَ zgeri döndü

muhayyel

Ar muχayyal مخيّل z [#χyl mufaˁˁal II mef.] hayal edilmiş, hayalî Ar χāla خَالَ zhayal etti, tasavvur etti

muhayyer

Ar muχayyar مُخَيَّر z [#χyr mufaˁˁal II mef.] seçme, seçilmiş, tercih edilen Ar χāra خَارَ zseçti, tercih etti

muhayyile

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
muχayyile, müteχayyile: Phantasia, potentia imaginativa.

Ar muχayyil مخيّل z [#χyl mufaˁˁil II fa.] hayal eden Ar χāla خَالَ zhayal etti

 hayal

Not: Muhayyele yanlıştır.


04.11.2014
muhbir

Ar muχbir مخبر z [#χbr mufˁil IV fa.] haber veren, ihbar eden Ar χabar خبر zhaber, bilgi

muhik

Ar muḥiḳḳ مُحِقّ z [#ḥḳḳ mufˁil IV fa.] doğruyu yapan, hak gözeten Ar ḥaḳḳa حَقّ zdoğru idi

muhip

Ar muḥibb مُحِبّ z [#ḥbb mufˁil IV fa.] seven Ar ḥabba حَبَّ zsevdi

muhit

Ar muḥīṭ محيط z [#ḥwṭ mufˁil IV fa. & mef.] kuşatan, kucaklayan, çevre Ar ḥāṭa حَاطَ zkuşattı, çitle çevirdi

muhkem

Ar muḥkam محكم z [#ḥkm mufˁal IV mef.] pekiştirilmiş, pek, berk Ar aḥkama أحكم z [IV f.] berkitti, pekiştirdi