muhik

muhavere

Ar muḥāwara(t) محاورة z [#ḥwr mufāˁala(t) III msd.] 1. karşılıklı konuşma, diyalog, 2. felsefede diyalektik Ar ḥāra حَارَ zgeri döndü

muhayyel

Ar muχayyal مخيّل z [#χyl mufaˁˁal II mef.] hayal edilmiş, hayalî Ar χāla خَالَ zhayal etti, tasavvur etti

muhayyer

Ar muχayyar مُخَيَّر z [#χyr mufaˁˁal II mef.] seçme, seçilmiş, tercih edilen Ar χāra خَارَ zseçti, tercih etti

muhayyile

Ar muχayyil مخيّل z [#χyl mufaˁˁil II fa.] hayal eden Ar χāla خَالَ zhayal etti

muhbir

Ar muχbir مخبر z [#χbr mufˁil IV fa.] haber veren, ihbar eden Ar χabar خبر zhaber, bilgi

muhik

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
muḥıḳḳ [hak gözeten] YO: [ Şemseddin Sami, Kamus-ı Türki, 1900]
muḥıḳ: (...) 2. hakka mukarin olan, haklı, doğru.

Ar muḥiḳḳ مُحِقّ z [#ḥḳḳ mufˁil IV fa.] doğruyu yapan, hak gözeten Ar ḥaḳḳa حَقّ zdoğru idi

 ihkak

Not: Esasen "hak gözeten (kişi)" anlamındayken 19. yy sonuna doğru "haklı (şey)" anlamını kazanmıştır. Doğru telaffuzu muhık olmalıdır.


13.05.2015
muhip

Ar muḥibb مُحِبّ z [#ḥbb mufˁil IV fa.] seven Ar ḥabba حَبَّ zsevdi

muhit

Ar muḥīṭ محيط z [#ḥwṭ mufˁil IV fa. & mef.] kuşatan, kucaklayan, çevre Ar ḥāṭa حَاطَ zkuşattı, çitle çevirdi

muhkem

Ar muḥkam محكم z [#ḥkm mufˁal IV mef.] pekiştirilmiş, pek, berk Ar aḥkama أحكم z [IV f.] berkitti, pekiştirdi

muhlis

Ar muχliṣ مخلص z [#χlṣ mufˁil IV fa.] hulus sahibi, arınmış, temiz Ar χalaṣa خَلَصَ zarındı, kurtuldu

muhrip

Ar muχrib مخرب z [#χrb mufˁil IV fa.] tahrip eden Ar χaraba خرب zharap oldu