nücum

nutfe

Ar nuṭfa(t) نُطفة z [#nṭf fuˁla(t) mr.] bel suyu, meni Ar naṭafa نَطَفَ zdamladı

nutuk

Ar nuṭḳ نطق z [#nṭḳ fuˁl msd.] konuşma, söyleyiş Ar naṭaḳa نطق zkonuştu, artiküle etti, telaffuz etti

Fr nu çıplak << Lat nudus a.a. << HAvr *nogʷ-ed-ó-s HAvr *negʷ- a.a.

nüans

Fr nuance hassas renk ayrımı Fr nue bulut +entia << Lat nubes a.a. << HAvr *(s)newdʰ- sis, bulut

nübüvvet

Ar nubuwwa(t) نبوّة z [#nbw fuˁūla(t) msd.] nebilik, peygamberlik Ar nabī نبى zpeygamber

nücum

[ Kutadgu Bilig, 1069]
nucūm bilse ṭıbb häm yora bilse tüş [astroloji ve tıp bilse, düş yorabilse]

Ar nucūm نجوم z [#ncm fuˁūl çoğ.] yıldızlar, yıldız ilmi, astroloji Ar nacm نَجْم z [t.] yıldız ≈ Aram nagəm נגמ za.a.

Bu maddeye gönderenler: müneccim


20.08.2015
nüdist

Fr nudiste İng nudist toplumsal çıplaklığı savunan veya uygulayan Lat nudus çıplak +ist°

nüfus

Ar nufūs نفوس z [#nfs fuˁūl çoğ.] kişiler, nefes alanlar Ar nafs نفس z [t.] can, kişi

nüfuz

Ar nufūḏ نفوذ z [#nfḏ fuˁūl msd.] 1. delme, girme, içine işleme, 2. sözü geçme, etkili olma Ar nafaḏa نفذ zgirdi, nüfuz etti

nükleer

Fr nucléér çekirdeksel Lat nucleus çekirdek Lat nux, nuc- her türlü çekirdek, özellikle ceviz

nüks

Ar nuks نكس z [#nks fuˁl msd.] geri dönme, özellikle hastalığın geri gelmesi Ar nakasa نكس zgeri döndü, hastalık geri geldi