nakıs2

nail

Ar nāˀil نائل z [#nyl fāˁil fa.] kazanan, elde eden Ar nāla نَالَ zkazandı, elde etti

naip

Ar nāˀib نائب z [#nwb fāˁil fa.] nöbetçi, birinin yerinde bekleyen, vekil Ar nāba ناب znöbet tuttu

nakarat

Ar naḳarāt نقرات z [#nḳr çoğ.] çalgı eşliği, perküsyon Ar naḳra(t) نَقْرة z [faˁla(t) t.] davul veya her türlü çalgı darbesi Ar naḳara نقر z1. çekiçle vurdu, deldi, 2. çalgı ve özellikle davul çaldı, parmak şıklattı +āt

nakavt

İng knock-out yumrukla bayıltmak § İng to knock vurmak, yumruk atmak (<< Ger *knuk- boğum, budak ) İng out dışarı

nakıs1

Ar naḳṣ نقص z [#nḳṣ faˁl msd.] eksik olma, eksiklik Ar naḳaṣa نقص zeksik idi, eksildi

nakıs2

[ Sinan Paşa, Tazarru'nâme, 1482]
ben her ne söyler-isem, fehm-i %unāḳıṣum yitişdügincedür

Ar nāḳiṣ ناقص z [#nḳṣ fāˁil fa.] eksik Ar naḳaṣa نقص zeksik idi, eksildi

 nakıs1

Bu maddeye gönderenler: nakıse


28.07.2015
nakıse

Ar naḳīṣa(t) نقيصة z [#nḳs faˁīlā(t) sf. fem.] eksik olan şey, eksiklik, kusur Ar naḳaṣa نقص zeksik idi

nakış

Ar naḳş نَقْش z [#nḳş faˁl msd.] resmetme, resim Ar naḳaşa نَقَشَ z1. çatmak, çakmak, 2. boya vurmak, resmetmek

nakil

Ar naḳl نقل z [#nḳl faˁl msd.] taşıma, aktarma Ar naḳala نقل ztaşıdı, aktardı

nakip

Ar naḳīb نقيب z [#nḳb faˁīl sf.] öncü, önden giden Ar naḳaba نقب zdeldi, delip geçti, yol aştı, dağ geçidi aştı ≈ Aram nəḳab נקב z [#nḳb] delmek

nakit

Ar naḳd نقد z [#nḳd faˁl msd.] 1. gagalama, eleştirme, 2. metal para, akçe Ar naḳada نقد z1. gagaladı, 2. eleştirdi, eleştirel yorumda bulundu (≈ İbr/Aram #nḳd נקד znoktalama, sivri bir nesneyle tıklama )