organ

ordövr

Fr hors d'oeuvre ana yemek harici yenenler § Fr hors dış, dışarı Fr oeuvre iş, eser (<< Lat opus, oper- a.a. )

ordu

<< ETü ordū/ordo 1. in, yuva, konut, 2. hakan ve bey konağı, saray

orevuar

Fr au revoir «yeniden görüşmek üzere», veda sözü Fr à+ revoir yeniden görmek Fr re+ voir görmek << Lat videre, vis- a.a.

orfoz

Yun orfós/rofós ὀρφός zbir balık türü, serranus gigas << EYun orphṓs ὀρφώς za.a. (Kaynak: LS sf. 1258)

org

Fr orgue basınçlı havayla çalışan bir müzik düzeneği << Lat organum a.a. EYun órganon όργανον z1. alet, araç, her çeşit çalgı, 2. duyu organı EYun érgon έργον ziş, çalışma

organ

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
organ: vasıta ve alet hizmetini gören şahıs veya şey

Fr organe alet, araç, (mec.) vücutta uzuv Lat organum a.a. EYun órganon όργανον za.a.

 org

Benzer sözcükler: organel

Bu maddeye gönderenler: organik, organize, organizma


22.06.2015
organik

Fr organique organa veya organizmaya ilişkin EYun organikós οργανικός zaraçsal, organsal EYun órganon όργανον zaraç, alet, organ +ik°

organize

Fr organiser [den.] örgütlemek, parçaları birleştirerek işleyen bir mekanizma kurmak Fr organe +ise-

organizma

Fr organisme çeşitli işlevlere sahip parçalardan oluşan bütün Fr organe +ism°

organza

İt organza bir tür ince muslin Ar urġancī ارغنجى z [nsb.] öz Urġanc Orta Asya'da bir kent, Urgenç

orgazm

Fr orgasme İng orgasm cinsel birleşmede zirve EYun orgásmos οργάσμος za.a. EYun orgáō οργάω z1. kabarmak, (meyve) olgunlaşmak, 2. (insan) coşmak, taşmak, taşkınlık yapmak +ism°