pak

pafta

Fa bāfta بافته z [pp.] dikilmiş, dokunmuş Fa bāftan بافتن zdikmek, dokumak +a << OFa waftan a.a. << HAvr *webʰ-tó-s HAvr *webʰ- a.a.

pagan

İng pagan Hıristiyanlık dışı bir dine mensup olan, çok tanrıcı Lat paganus 1. köylü, 2. Hıristiyan olmayan, kâfir Lat pāgus tarımsal yerleşim, köy, taşra +an°

pagoda

Fr pagode Budist tapınağı Port pagode a.a. Tamil pagavadi a.a. Sans bhágavatī भगवती zkutsal, tanrısal, aziz, (özellikle Budistlerde) Buddha'ya ait olan Sans bhága 1. baht, bereket, 2. güneş, 3. (baht ve bereket bahşeden) tanrı << HAvr *bʰh₂g-ó-s (*bʰag-ó-s) ihsan etmek, bahşetmek

pah

?

paha

Fa bahā بها zbedel, fiyat << OFa vahāg a.a. HAvr *wes-¹ satmak, satın almak

pak

[ Kutadgu Bilig, 1069]
kalır karşı ordu sarāy pāk saŋa [ Codex Cumanicus, 1303]
nitidus [temiz] - Fa: pak - Tr: arri [arı]

Fa pāk پاك zsaf, temiz << OFa pavak (≈ Sans pāvaka पावक za.a. ) HAvr *pewH- (*pew-) temizlemek, arıtmak (Kaynak: Pokorny sf. 827)

 puro

Benzer sözcükler: akça pakça, pakça, paklamak, paklanmak, temiz pak

Bu maddeye gönderenler: pakize, pirüpak


10.12.2015
paket

Fr paquet [küç.] deste, dağarcık EFr pacque torba, dağar

pakize

Fa pākīze پاكيزه zarınmış, temiz

pakt

Fr pacte ant, antlaşma, sözleşme Lat pāctum a.a. Lat pangere, pāct- 1. sabitlemek, (bitki, direk) dikmek, 2. sınır belirlemek, 3. kesinleştirmek, tespit etmek, 4. ant-laşmak << HAvr *peh₂ḱ- (*pāḱ-) sabit olmak, durmak, yerleşmek, sınır belirlemek

pala

İt pala 1. kürek, 2. kürek şeklinde enli kılıç << Lat pala bahçe veya kayık küreği

palamar

Yun palamárion παλαμάριον z [küç.] gemi bağlama halatı <? EYun palámē παλάμη zavuç, pençe +arion