paraşüt

paranormal

İng paranormal bilinen doğa yasalarına uymayan Fr/İng para+1 normal kurala uygun

paranoya

YLat paranoia aklını yitirme, irrasyonel korku EYun para+1 noía νοία zanlama, idrak etme EYun nóos νόος zakıl, izan, idrak +ia

parantez

Fr parenthèse, parenthet- 1. gramerde yan cümle, 2. tipografide ayraç işareti EYun parénthesis παρένθεσις zyana koyma, kenara koyma EYun para+1 énthesis ένθεσις zkoyma, yerleştirme EYun en+ thésis θέσις zkoyma

parapet

İt parapetto «göğüs siperi», kale burcu korunağı, taraça korkuluğu § İt parare korumak İt petto göğüs (<< Lat pectus, pector- a.a. )

parapleji

Fr paraplégie felç, özellikle belden aşağısını etkileyen felç EYun paraplēgía παραπληγία za.a. EYun paraplḗks παραπλήξ zinme inmiş, felçli +ia

paraşüt

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
paraşüt: Düşen insanın sukutunu ağırlaştırmağa mahsus alet.

Fr parachute «düşme-korur», a.a. (İlk kullanım: 1777 François Blanchard, Fr. mucit.) § Fr parer yardım etmek Fr chute düşüş (<< Lat caduta a.a. Lat cadēre düşmek +()t° )

 para+2, kadans


30.09.2017
paratoner

Fr paratonnerre yıldırım düşmesine karşı düzenek (İlk kullanım: 1773 Barbeu Du Bourg, Fr. çevirmen.) § Fr para- «koruma» ve «yardım etme» anlamında önek Fr tonnerre yıldırım, gök gürlemesi (Lat tonitrus gök gürlemesi )

paravan

Fr paravent rüzgâr kesen, rüzgârdan koruyan İt paravento a.a. § İt parare korumak İt vento rüzgâr

parazit

Fr parasite asalak EYun parásitos παράσιτος zbaşkasının sofrasında yemek yiyen, a.a. EYun para+1 sîtos σῖτος zyemek

parça

Fa pārçe پارچه z [küç.] parçacık Fa pāre پاره zparça +ça3

pardon

Fr pardon [dev.] af, özür dileme sözü Fr pardonner affetmek << OLat perdonare a.a. Lat per+1 donare karşılıksız vermek, bağışlamak