paravan

parantez

Fr parenthèse, parenthet- 1. gramerde yan cümle, 2. tipografide ayraç işareti EYun parénthesis παρένθεσις zyana koyma, kenara koyma EYun para+1 énthesis ένθεσις zkoyma, yerleştirme EYun en+ thésis θέσις zkoyma

parapet

İt parapetto «göğüs siperi», kale burcu korunağı, taraça korkuluğu § İt parare korumak İt petto göğüs (<< Lat pectus, pector- a.a. )

parapleji

Fr paraplégie felç, özellikle belden aşağısını etkileyen felç EYun paraplēgía παραπληγία za.a. EYun paraplḗks παραπλήξ zinme inmiş, felçli +ia

paraşüt

Fr parachute «düşme-korur», a.a. (İlk kullanım: 1777 François Blanchard, Fr. mucit.) § Fr parer yardım etmek Fr chute düşüş (<< Lat caduta a.a. Lat cadēre düşmek +()t° )

paratoner

Fr paratonnerre yıldırım düşmesine karşı düzenek (İlk kullanım: 1773 Barbeu Du Bourg, Fr. çevirmen.) § Fr para- «koruma» ve «yardım etme» anlamında önek Fr tonnerre yıldırım, gök gürlemesi (Lat tonitrus gök gürlemesi )

paravan

[ Tıngır & Sinapian, Istılahat Lugati, 1892]
Paravent [Fr.]: paravan, siperlik, tahta perde

Fr paravent rüzgâr kesen, rüzgârdan koruyan İt paravento a.a. § İt parare korumak İt vento rüzgâr

 para+2, ventil

Benzer sözcükler: paravan şirket, paravana


29.06.2015
parazit

Fr parasite asalak EYun parásitos παράσιτος zbaşkasının sofrasında yemek yiyen, a.a. EYun para+1 sîtos σῖτος zyemek

parça

Fa pārçe پارچه z [küç.] parçacık Fa pāre پاره zparça +ça3

pardon

Fr pardon [dev.] af, özür dileme sözü Fr pardonner affetmek << OLat perdonare a.a. Lat per+1 donare karşılıksız vermek, bağışlamak

pardösü

Fr pardessus ceket üstüne giyilen üstlük Fr par dessus üstten, üstlük << Lat per desursum a.a. Lat per+1 desursum üst

pare

Fa pāre پاره zpay, kısım, parça << OFa pārag pay edilmiş şey << HAvr *perh3- ayırmak, pay etmek