parfe

parça

Fa pārçe پارچه z [küç.] parçacık Fa pāre پاره zparça +ça3

pardon

Fr pardon [dev.] af, özür dileme sözü Fr pardonner affetmek << OLat perdonare a.a. Lat per+1 donare karşılıksız vermek, bağışlamak

pardösü

Fr pardessus ceket üstüne giyilen üstlük Fr par dessus üstten, üstlük << Lat per desursum a.a. Lat per+1 desursum üst

pare

Fa pāre پاره zpay, kısım, parça << OFa pārag pay edilmiş şey << HAvr *perh3- ayırmak, pay etmek

pareo

İng pareo eteklik olarak giyilen renkli kumaş örtü Tahiti pareu a.a.

parfe

[ Milliyet - gazete, 1962]
vanilyalı dondurma parfesi

Fr parfait 1. mükemmel, 2. bir tür dondurma Lat perfectus [pp.] yapıp bitirilmiş, sonuna gelmiş, mükemmel Lat perficere yapıp bitirmek, kemale erdirmek +()t° Lat per+1 facere, fact- yapmak

 faktör


30.09.2017
parfüm

Fr parfum güzel koku, rayiha İt perfumo a.a. [mod. profumo] İt perfumare içinden tütmek, rayiha vermek [mod. profumare] Lat per+1 fumare tütmek

parıl

onom ışıma ifade eden deyim

parite

Fr parité denklik Lat paritas, t- a.a. Lat pār denk, eş +itas HAvr *per-¹ denkleştirmek, değiş tokuş etmek

parizyen

Fr parisienne Paris'li, Paris'e ait öz Paris Fransa'nın başkenti

park

Fr parc büyük ve gösterişli bahçe İng park 1. av alanı, koru [esk.], 2. a.a. << Eİng parrock çayırlık, mera << Ger