pavyon

patrik

Ar bāṭrīk بطريق zBizans soylusu, kumandan OYun patríkios πατρίκιος zBizans'ta soylu sınıfa mensup kişi Lat patricius 1. atadan Romalı olan kimse, 2. soylu, aristokrat Lat pater baba, ata

patrimonyal

Fr/İng patrimonial babadan kalma, babadan miras kalan Lat patrimonialis Lat patrimonium baba mülkü Lat pater baba

patriyot

EYun/Yun patriōtēs πατριώτης zhemşehri, vatandaş EYun patrís πατρίς zbaba yurdu, vatan EYun patḗr πατήρ zbaba << HAvr *ph₂tḗr (*patḗr) a.a.

patron

Fr patron 1. peder, baba, ağa, pir, gemi kaptanı [esk.], işyeri sahibi, 2. kopyası alınan kitabın aslı << OLat patronus a.a. Lat pater baba +on << HAvr *ph₂tḗr (*patḗr) a.a.

pavurya

OYun pagoúria παγούρια z [çoğ.] bir tür yengeç (Kaynak: DuCGr 1077)EYun págouros πάγουρος z«sert kuyruk», a.a. § EYun págos πάγος zpek, katı (<< HAvr *peh₂ḱ- (*pāḱ-) a.a. ) EYun ourá ουρά zkuyruk

pavyon

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
paviyon: Küçük bina veya küçük ev. "fuarda bölme" [ Yeni Sabah - gazete, 1929]
Sergideki Türk paviyonunun açılışı çok müheyyiç ve şerefli oldu "... içkili eğlence yeri" [ Cumhuriyet - gazete, 1947]
isterseniz salonun ortasında, isterseniz pavyon adı verilen loş bodrumda

Fr pavillon 1. çadır, özellikle gösteri çadırı, 2. ana binanın eki olarak inşa edilen küçük yapı, müştemilat Lat papilio 1. kelebek, 2. bir tür çadır

 papyon

Not: Türkçeye özgü olan "içkili gece kulübü" anlamı 1945'te Taksim Gazinosu'na eklenen ve paviyon adıyla ünlenen müştemilat bölümü sayesinde yaygınlık kazanmıştır.


29.12.2014
pay

Fa pāy ayak

payan

Fa pāyān ڀايان zson, limit Fa pāyidan, pāy- (ayakta) durmak, kalmak +ā(n) (≈ Ave pādayati a.a. Ave pād ayak )

payanda

Fa pāyande پاينده zduran şey, kalıcı, daim Fa pāyidan, pāy- پايدن, پاى zayakta durmak, kalmak +anda

payda

TTü pay +dA

paydaş

TTü pay +dAş