pişi

pist

Fr piste patika, toprak yol, koşu yolu İt pista [dev.] tozlu yol, hayvan patikası İt pistare [den.] havanda dövmek, toz haline getirmek [mod. pestare] << Lat pinsare, pist-

piston

Fr piston a.a. İt pestone [büy.] büyük havan İt pesto havan +on

pisuvar

Fr pissoir işeme yeri Fr pisser işemek +()torium

piş|mek

<< ETü bış- karıştırmak (geçişli fiil), pişmek (geçişsiz fiil)

pişekâr

Fa pīşe-kār پيشكار zusta sanatkâr OFa pēşag ustalık, sanat ≈ Ave piştra- a.a.

pişi

KTü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
bışıġ āş [[pişmiş yemek. Pişmiş herhangi bir şeyi anlatmak için de bu sözcük kullanılır. Hatta fırınlanarak yapılan tuğla ve kiremit gibi şeyler de bışıġ kerpiç olarak adlandırılır.]] TTü: "yağda pişmiş hamur" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, <1683]
rūhlarıyçün helvālar ve pişiler pişirüp fuḳarāya bezl idüp

<< ETü bışıġ pişmiş ETü bış- +I(g)

 piş-


24.12.2015
pişman

Fa paşmān پشمان zpişman << OFa paşēmān «karşı-düşünen», a.a. << Ave prati-māna a.a. § Ave pratiş karşı, zıt Ave manah düşünce, akıl

pişmaniye

Fa paşmīne پشمينه zyünlü şey, yün kumaş, yapağı Fa paşm پشم zyün

pişti

<? TTü piş-

piştov

Mac pisztoly tabanca Çek pist'ala «yumrukçuk», a.a. Çek pěst yumruk

pitbull

İng pitbull terrier bir tür döğüş köpeği § İng pit 1. çukur, 2. döğüş ringi İng bull boğa veya buldog