pilaki

piknik

Fr pique-nique kırda yenen hafif yemek Fr piquer gagalamak, bir tutam almak

pikolo

Fr piccolo küçük flüt İt flauto piccolo a.a. İt piccolo küçük OLat piccare gagalamak, bir tutam almak +ul°

piksel

İng pixel [abb.] video ekranında görüntüyü oluşturan noktaların her biri (İlk kullanım: 1969) İng picture element resim ögesi

piktogram

İng pictogram resim-yazı, bir kavram veya kelimeyi simgeleyen şematik şekil § Lat pictus [pp.] resim (Lat pingere boyamak, resim yapmak +()t° ) EYun grámma γράμμα zharf, yazı

pil

Fr pile 1. kule, yığın, 2. kimyasal işlemle elektrik üreten cihaz (İlk kullanım: 1799 Alessandro Volta, İtal. fizikçi.) << Lat pila kule

pilaki

"tava" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
Ammā pilākī derler bir gūne od taşından tavalar yaparlar "... tavada pişen pide" [ Ahmed Cavit, Kenzü'l-İştiha Tercemesi, 1803]
"... deniz ürünleriyle yapılan bir yemek" [ Ahmed Rasim, Şehir Mektupları, 1899]

Yun plakíon πλακίον z [küç.] 1. üzerinde pide pişirilen tava veya tepsi, 2. tepsi ekmeği, pide << EYun pláks, plak- πλάξ, πλακ- ztepsi, tabaka +ion

 plak1

Not: Karş. EYun plakoûs "bir tür yassı hamur işi". Türkçe güncel anlamı "bir tür katkılı pide" veya “çömlek kebabı” gibi bir anlamdan türemiş olmalıdır.

Bu maddeye gönderenler: plasenta


01.03.2019
pilastr

Fr pilastre mimaride gömme sütun İt pilastro a.a. EYun parastátēs παραστάτης z«yanda duran», a.a. EYun para+1 státēs στάτης zduran

pilates

İng pilates bir beden eğitimi sistemi öz Joseph Pilates Alman beden eğitimcisi (1883-1967)

pilav

Fa pilāw/pulāw پلاو zpirinç yemeği Sans pulāka पुलाक zpirinç kâsesi Sans pul पुल् zküme

piliç

~? Yun *pulítsa πουλίτσα z [küç.] küçük kuş Yun pulí πουλί zkuş, piliç << EYun pôlos πῶλος zhayvan yavrusu, özellikle at yavrusu ve küçük kuş

pilon

Fr pylône 1. kuleli kapı, özellikle kesik piramit şeklinde antik Mısır anıtsal kapıları, 2. yukarıya doğru daralan elektrik direği EYun pylón πυλών zkuleli büyük kapı EYun pýlē πύλη zkapı