pist

pis

Fa pīs پيس zalaca, lekeli, abraş, cüzamlı ≈ Ave paesa- cüzamlı

pisi1

ünl kedi çağırma ünlemi

pisi2

Yun psíssa ψήσσα zpisi balığı, rhombus << EYun psēssa/psētta a.a.

pisin

Fr piscine yüzme havuzu Lat piscina balık havuzu Lat piscis balık +in° << HAvr *pei̯sḱ- a.a.

piskopos

Yun episkópos επισκόπος zbaşrahip, bir kilise çevresinden sorumlu din adamı EYun episkópos επισκόπος z1. gözeten, nezaret eden, 2. a.a. EYun episkopéō επισκοπέω zbaşında durarak gözetmek, nezaret etmek EYun epi+ skopéō σκοπέω zbakmak

pist

[ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
pist: Koşu için izhar ve terbiye edilmiş yol.

Fr piste patika, toprak yol, koşu yolu İt pista [dev.] tozlu yol, hayvan patikası İt pistare [den.] havanda dövmek, toz haline getirmek [mod. pestare] << Lat pinsare, pist-

 pesto


29.09.2017
piston

Fr piston a.a. İt pestone [büy.] büyük havan İt pesto havan +on

pisuvar

Fr pissoir işeme yeri Fr pisser işemek +(t)orium

piş|mek

<< ETü bış- karıştırmak (geçişli fiil), pişmek (geçişsiz fiil)

pişekâr

Fa pīşe-kār پيشكار zusta sanatkâr OFa pēşag ustalık, sanat ≈ Ave piştra- a.a.

pişi

<< ETü bışıġ pişmiş ETü bış- +I(g)