pragmatik

pösteki

Fa pōst پوست z

pötibör

Fr petit-beurre bir tür bisküvi § Fr petit küçük Fr beurre tereyağı (<< Lat butyrum a.a. )

pötifur

Fr petits four küçük pasta veya hamur işi § Fr petit küçük Fr four fırın, fırın işi (<< Lat furnus fırın )

pötikare

Fr petit-carreau damalı kumaş deseni § Fr petit küçük Fr carreau kare

prafa

Fr préférence tercih, bir iskambil oyunu Lat preferentia tercih, öncelik Lat praeferre öne taşımak, öncelemek, tercih etmek +entia Lat prae+ ferre taşımak

pragmatik

[ Ziya Gökalp, <1924]
pragmatistlere göre amelî bir faideyi intac eden her fikir hakikattir. [ Mehmed Bahaeddin (Toven), Yeni Türkçe Lugat, 1924]
pragmatizma: Kıymet-i ameliyyeyi hakikatin mikyası olarak kabul eden mezheb-i felsefî. [ TDK, Felsefe ve Gramer Terimleri, 1942]
pragmacı, pragmacılık = [eski dilde] pragmatik, pragmatizm

Fr pragmatique 1. gerçeğe ve eyleme yönelik olan, pratik sonuçları olan, 2. William James (1842-1910) tarafından önerilen felsefe ekolüne bağlı olan EYun prágma πράγμα ziş, eylem +ik° EYun prássō, prag- πράσσω, πραγ- zyapmak, başarmak, sonuca ulaştırmak +ma(t)

 pratik

Benzer sözcükler: pragmacı, pragmatist, pragmatizm


07.07.2015
praksis

İng praxis 1. bir mesleğin icrası, pratik, 2. eylemlilik hali EYun prâksis πρᾶξις zişlem, eylem, icraat EYun prassō, prag- πρασσω, πραγ- zeylemek, yapmak, başarmak +sis

pralin

Fr praline bir tür badem şekeri öz César Choiseul du Plessis-Prâline Fransız mareşal (1598-1675)

pranga

İt branca 1. kedi veya kuş pençesi, 2. ağaç dalı (Kaynak: LF sf. §127.)<< OLat branca pençe, hayvan ayağı

praseodim

Alm Praseodym bir element (İlk kullanım: 1885 Carl Auer von Welsbach, Avust. kimyacı.) § EYun práseos pırasa rengi, soluk yeşil EYun dídymos ikiz

pratik

Fr pratique 1. eylem, işlev (isim), 2. işleyen, işlevsel (sıfat) Lat practicus a.a. EYun praktikós πρακτικός za.a. EYun prássō, prag- πράσσω, πραγ- zyapmak, eylemek, başarmak +ik°