pusarık

purpura

YLat purpura ciltte koyu kızıl veya mor lekelere yol açan bir hastalık Lat purpura eflatun rengi, bu renk boya veren deniz kabuklusu EYun porphýra πορϕύρα za.a.

pus|mak

<< ETü bus- pusu kurmak, gafil avlamak

pus1

<< ETü būs sis, duman

pus2

Lat pus, pur- cerahat, irin << HAvr *púH-o-s (*pū́-o-s) HAvr *puH- (*pū-) çürümek

pus3

Fr pouce 1. baş parmak, 2. yaklaşık 2,5 cm'e eşdeğer uzunluk birimi, inç << Lat pollex, pollic- baş parmak

pusarık

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
kök busardı [gök sislendi/bulutlandı] TTü: "sis, duman" [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
kara pusarık ordumuŋ üzerine tökilür gördüm TTü: "serap, ılgım" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
pusarık: zebâbe, mığ, su gibi görünen duman, serap, ılgım

ETü busar- sislenmek +Uk ETü bus +Ar-

 pus1


28.03.2019
pusat

Ar bisāṭ بِساط z [#bsṭ] 1. yaygı, kilim, döşek, 2. genel anlamda mal mülk, donanım, armatür Ar basaṭa بَسَطَ zyaydı, serdi

puset

Fr poussette [küç.] çocuk arabası Fr pousser itmek +et° << OLat pulsare [den.] a.a. << Lat pellere, puls- kakmak, itmek << HAvr *pelh₂-² (*pel-) a.a.

pusu

<< ETü busuġ tuzak ETü bus- tuzak kurmak +I(g)

pusula

İt bussola 1. kutucuk, 2. yön gösteren alet, pusula << OLat buxula [küç.] kutucuk Lat buxa/buxida kutu +ul° EYun pyksís, pyksid- πυξίς, πυξιδ- za.a.

puşt

Fa/OFa puşt پشت zsırt, arka, (mec.) göt ≈ Ave parşti- arka ≈ Sans prişṭa a.a.