sülasi

süksün

<< OTü-KT süksün boyun kökü, ense

sükûn

Ar sukūn سكون z [#skn fuˁūl msd.] 1. durma, dinme, dinlenme, ikamet etme, 2. Arap yazısında durak işareti Ar sakana سَكَنَ zdurdu, dindi, konakladı (≈ Aram şəkan שְׁכַן z [#şkn] a.a. ≈ Akad şakānu koymak, yerleştirmek, kâin etmek, iskân etmek ) Akad kānu olmak, durmak, konmak

sükûnet

Ar *sukūna(t) سكونة z [#skn fuˁūla(t) msd.] dinginlik, vakar Ar sukūn سكون z [msd.] 1. ikamet etme, konaklama, 2. dinginlik Ar sakana سَكَنَ zdindi, dinlendi, konakladı

sükût

Ar sukūt سكوت z [#skt fuˁūl msd.] sessizlik, susma Ar sakata سكت zsustu

sülale

Ar sulāla(t) سلالة z [#sll fuˁāla(t) mr.] soy, bir kişinin soyundan gelenler, hanedan

sülasi

[ Meninski, Thesaurus, 1680]
s̠elās̠ī vel s̠ülās̠ī: Üç bucaklı, her nesne ki üçe mensūb ola (...) pec. Trilitera (vox vel radix).

Ar ṯulāṯī ثلاثى züçlü, üçgen, Arapça gramerde üç harften oluşan (kelime kökü) Ar ṯalāṯa(t) üç

 selase


31.03.2015
süleğen

Ar saliḳūn/sariḳūn سلقون/سرقون zkurşundan elde edilen bir kırmızı boya, kurşun tetraoksit, minium ~? EYun syrikón συρικόν zSuriye'ye özgü şey öz Syría Suriye

sülfür

Fr sulfure kükürt Lat sulpur/sulphur a.a.

süluk

Ar sulūk سلوك z [#slk fuˁūl msd.] yola gitme, bir yol izleme, (mec.) tarikate mensup olma Ar salaka سلك zyol gitti, seyahat etti

sülük

Fa zalū/zalūk زلو/زلوك zsülük << OFa zarūk/zrūk a.a. ≈ Sans calikā/calūkā जलिका/जलूका za.a.

sülün

<< ETü süglin eti yenen bir kuş, sülün <? ETü sögül- kızartmak +In