sığırtmaç

sığın

<< ETü sıġun hayvanların erkeği, özellikle erkek geyik

sığın|mak

<< ETü sıġın- sığışmak, iltica etmek ETü sıġ- intibak etmek, küçülerek içine girmek +In-

sığınak

TTü sığın- +(g)Ak

sığır

<< ETü sıġır evcil çift toynaklı hayvan, özellikle inek

sığırcık

<< ETü sıkırçık bir kuş türü, sturnus vulgaris ETü sıkır- çığırmak, ötmek

sığırtmaç

TTü: [ Dede Korkut Kitabı, <1400?]
meger bir sığırtmacları var-ıdı, gördi kim ḳalˁayı aldılar Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
sığırtmac: qui fait paître les boeufs, bouvier

<< OTü sığırtmac sığır çobanı ETü sıġır +mAç2

 sığır

Not: Meslek bildiren +mAç ekine bağlanan /t/ ara sesinin mahiyeti açık değildir.


05.01.2016
sığla

<< TTü sığala günnük ağacı, liquidambar orientalis ?

sıhhat

Ar ṣiḥḥa(t) صحّة z [#ṣḥḥ fiˁla(t) mr.] sağ olma, sağlıklı olma, sağlık Ar ṣaḥḥa صحّ zsağ idi, doğru idi

sıhri

Ar ṣahr/ṣihr صهر z [#ṣhr] evlilik yoluyla akrabalık Ar ṣahara صهر z(metal veya kemik) kaynaştı, (metal) eridi

sık

<< ETü sık az, kısa ETü sı- kırmak, kesmek +Uk

sık|mak

<< ETü sık- daraltmak, sıkıştırmak