sıkı

sığla

<< TTü sığala günnük ağacı, liquidambar orientalis ?

sıhhat

Ar ṣiḥḥa(t) صحّة z [#ṣḥḥ fiˁla(t) mr.] sağ olma, sağlıklı olma, sağlık Ar ṣaḥḥa صحّ zsağ idi, doğru idi

sıhri

Ar ṣahr/ṣihr صهر z [#ṣhr] evlilik yoluyla akrabalık Ar ṣahara صهر z(metal veya kemik) kaynaştı, (metal) eridi

sık

<< ETü sık az, kısa ETü sı- kırmak, kesmek +Uk

sık|mak

<< ETü sık- daraltmak, sıkıştırmak

sıkı

ETü: "sıkıntı" [ Suvarnaprabhasa Sutra, <1000]
erüş üküş alp sıkığ emgeklerig [birçok zorlu sıkıntı ve emekleri] TTü: sıkı fıkı, kurusıkı [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sıkı fıkı: ülfet. (...) kuru sıkı: Tanesiz barutla tüfek ve top atımı. YTü: sıkıyönetim [ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
sıkı yönetim: Olağanüstü zamanlarda memlekette güvenliğin korunması için orduca kurulan yönetim.

<< ETü sıkıġ sıkım, sıkıntı ETü sık- +I(g)

 sık-

Not: Aslen ad iken TTü sıfat anlamı ağır basmıştır. İsim işlevi kuru sıkı, sıkıya gelmek gibi deyimlerde korunur.

Benzer sözcükler: kuru sıkı, sıkı fıkı, sıkı sıkıya, sıkıca, sıkılaştırmak, sıkıya gelmek, sıkıyönetim, sıkıysa, sımsıkı


15.02.2020
sıkılgan

TTü sıkıl- +(g)An

sıkıntı

TTü sık- +(In)tI

sıklet

Ar ṯaḳala(t)/ṯiḳla(t) ثِقلة z [#s̠ḳl fiˁla(t) mr.] ağırlık Ar ṯaḳula ثَقُلَ zağır idi (≈ İbr şāḳal שקל ztartmak, ağır olmak ≈ Akad şaḳālu a.a. )

sıla

Ar ṣila(t) صِلَة z [#wṣl fiˁāl msd.] kavuşma, buluşma Ar waṣala وَصَلَ zulaştı

sına|mak

<< ETü sına- denemek, tecrübe etmek ETü sın boy, kesim +(g)A- ETü sı- kesmek +In