sağrı

sağlam

TTü sağla- takviye etmek +Im

sağlıcak

TTü sağlık +çAk

sağlık

TTü saġ +lIk

sağmal

Moğ saġamal sağılmış, süt veren Moğ saġa- süt sağmak +mAl ≈ ETü saġ- a.a.

sağrak

<< ETü saġrak [küç.] kadeh ETü saġır havan şeklinde mahruti şarap kadehi +Ak (Kaynak: EDPT 814)≈ Fa sāġar ساغر zşarap kadehi

sağrı

TTü: "at sırtı" [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sağrı: Tergum equi

Moğ saġuri(n) oturak, oturma yeri Moğ saġu- oturmak

Not: ETü sağrı "işlenmemiş deri, her şeyin dış yüzü" (Kaş) ayrı sözcük olmalıdır. Bu ikinci anlamın türevleri ("deve veya balık derisinden yapılan kalın ve değerli cilt" (Men) Osmanlı Türkçesinde de nadir olarak görülür.


03.08.2021
saha

Ar sāḥa(t) ساحة z [#swḥ faˁla(t) mr.] avlu

sahabe

Ar ṣaḥāba(t) صَحَابَةٌ z [#ṣḥb faˁāla(t) çoğ.] dostlar, özellikle Peygamberin dostları Ar ṣāḥib صاحب z [t.] dost

sahaf

Ar ṣaḥḥāf صحّاف z [#ṣḥf faˁˁāl mesl.] kitapçı Ar ṣaḥīfa(t) صحيفة zyazılı kâğıt, tomar, kitap

sahan

Ar ṣaḥn صحن z [#ṣḥn faˁl ] 1. düz ve geniş kadeh, çanak, 2. alan, avlu

sahi

Ar ṣaḥīḥ صحيح z [#ṣḥḥ faˁīl sf.] sağ, sağlam, sağlıklı, gerçek Ar ṣaḥḥa صَحَّ zsağ ve sağlam idi