sağrı

sağlam

TTü sağla- takviye etmek +Im

sağlıcak

TTü sağlık +çAk

sağlık

TTü saġ +lIk

sağmal

Moğ sagamal sağılmış, süt veren Moğ saga- süt sağmak +mAl ≈ ETü saġ- a.a.

sağrak

<< ETü saġrak [küç.] kadeh ETü saġır havan şeklinde mahruti şarap kadehi +Ak (Kaynak: EDPT 814)≈ Fa sāġar ساغر zşarap kadehi

sağrı

ETü: [ Kaşgarî, Divan-i Lugati't-Türk, 1073]
saġrı [[işlenmemiş hayvan derisi. Herhangi bir şeyin dış yüzüne saġrı denir. Böylece 'yér saġrısı' "yer yüzü" ve 'kişi saġrısı yüz' "insanın sağrısı yüzüdür" - çünkü yüz dış etkenlere maruz kaldığı için en kalın deridir.]] TTü: [ Meninski, Thesaurus, 1680]
sağrı: Tergum equi [at kalçası] & corium ex tergo equi [at kalçasından yapılan kösele ... ayrıca kalın deve derisi ve balık derisinden yapılan çok değerli kitap cildi]]

<< ETü saġrı kalın deri, post

Not: Karş. Moğ sağuri(n) "oturak" < sağu- "oturmak" fakat Moğ sağari "deri, nasır, yara kabuğu" < sağsay- "kabarmak".


10.12.2015
saha

Ar sāḥa(t) ساحة z [#swḥ faˁla(t) mr.] avlu

sahabe

Ar ṣaḥāba(t) صَحَابَةٌ z [#ṣḥb faˁāla(t) çoğ.] dostlar, özellikle Peygamberin dostları Ar ṣāḥib صاحب z [t.] dost

sahaf

Ar ṣaḥḥāf صحّاف z [#ṣḥf faˁˁāl mesl.] kitapçı Ar ṣaḥīfa(t) صحيفة zyazılı kâğıt, tomar, kitap

sahan

Ar ṣaḥn صحن z [#ṣḥn faˁl ] 1. düz ve geniş kadeh, çanak, 2. alan, avlu

sahi

Ar ṣaḥīḥ صحيح z [#ṣḥḥ faˁīl sf.] sağ, sağlam, sağlıklı, gerçek Ar ṣaḥḥa صَحَّ zsağ ve sağlam idi