saba

rüya

Ar ruˀyāˀ رؤيا z [#rAy fuˁlāˀ ] görüngü, düş Ar raˀā رَأَى zgördü

rüyet

Ar ruˀya(t) رؤية z [#rAy fuˁla(t) msd.] görme, görüntü, vizyon Ar raˀā رَأَى zgördü

rüzgâr

Fa rūzgār روزگار zgün, gündüz, zaman << OFa rōzkār bir günde yapılan iş, gün (süre) OFa rōz gün, gündüz

saadet

Ar saˁāda(t) سعادة z [#sˁd faˁāla(t) msd.] bahtı yaver gitme, mutluluk Ar saˁada سَعَدَ zbahtı yaver gitti, talihi güldü

saat

Ar sāˁa(t) ساعة z [#wsˁ fiˁāla(t) msd.] 1. en, genişlik, süre, 2. günün 24'te biri olan süre ölçüm birimi (Ar wasuˁa وسع zenli ve geniş idi, yayıldı, yer kapladı ) ≈ Aram şāˁtā שַׁעְתָא z1. süre, zaman, 2. süre ölçüm birimi

saba

[ Kutadgu Bilig, 1069]
ṣabā yili kopdı ḳaranful yıḏın [karanfil kokulu saba yeli çıktı] [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sabā: (...) Musıkide makam.

Ar ṣabāˀ صباء z [#ṣbw faˁāl ] doğu rüzgârı, gün doğumundan esen rüzgâr ≈ Ar ṣabā صبا zçocuk veya genç idi, taze idi, oğlan idi

Not: Osmanlı şiirinde çoğu zaman "oğlancılık" ima eden mazmundur.


20.08.2017
sabah

Ar ṣabāḥ صباح z [#ṣbḥ faˁāl ] gün doğumu ≈ Ar ṣabuḥa صَبُحَ zışıdı, aydınlandı, ışık saçtı

saban

<< ETü saban karasaban, toprak sürme aygıtı

sabık

Ar sābiḳ سابق z [#sbḳ fāˁil fa.] önceki, eski Ar sabaḳa سبق zöne geçti, önce geldi, ardında bıraktı

sabıka

Ar sābiḳa(t) سابقة z [#sbḳ fāˁila(t) fa. fem.] 1. önceki, geçmiş (şey veya dişi), 2. öncelik Ar sābiḳ سابق z [fa.] önceki, eski

sabır1

Ar ṣabr صبر z [#ṣbr faˁl msd.] tahammül, katlanma Ar ṣabara صبر zsabretti