sadak

saçak

<< OTü saçak saç püskülü ETü saç +Ak

saçı

<< ETü *saçığ saçılan şey, saçak ETü saç- +I(g)

saçık

<< ETü saçuk saçılmış şey ETü saç- +Uk

saçma

TTü saç- +mA

sada

Ar ṣadāˀ صَدَاء z [#ṣdy faˁāl msd.] yankı, eko, tınlama Ar ṣadā صَدَا zyankılandı, tınladı

sadak

TTü: [ Darir, Anternâme terc., <1390]
belik sadak takınup çukal cevşen geyüp çomak ve süŋü götürüp Çağ: [ Pavet de Courteille, Dictionnaire Turc Oriental, <1500]
sadak, sadaġ: carquois

≈ Moğ sagadag ok torbası, tirkeş


05.03.2020
sadaka

Ar ṣadaḳa(t) صَدَقة z [#ṣdḳ faˁala(t) ] hak gözetirlik, charity ≈ Aram ṣidāḳā צדקא zdoğruluk, erdem, adalet, a.a.

sadakat

Ar ṣadāḳa(t) صداقة z [#ṣdḳ faˁāla(t) msd.] sadıklık, dostluk Ar ṣadaḳa صَدَقَ zsadık idi, dost idi

sadaret

Ar ṣadāra(t) صدارة z [#ṣdr faˁāla(t) msd.] mecliste veya protokolde öncelik, saygınlık Ar ṣadara صَدَرَ zöne çıktı, ileri geldi, kaynaklandı

sade

Fa sāde ساده zkarışmamış, süssüz

sadet

Ar ṣadad صدد z [#ṣdd faˁal ] maksat, ilgi, konuyla ilgili olma ≈ Aram #ṣdd צדד zgözünü dikme, bir konuya yoğunlaşma