salata

salam

İt salame tuzlanmış et << Eİt salsame tuzlama, salamura Lat salsare [den.] tuzlamak +men Lat salare, sals- a.a. Lat sal tuz

salamanje

Fr salle à manger yemek salonu § Fr salle salon Fr manger yemek

salamura

Ven salamóra İt salamoria tuzlu suya yatırma [esk.] § Lat sal tuz Lat muria/muries salamura, turşu

salapurya

İt slabri Doğu Akdeniz'e özgü tek yelkenli balıkçı kayığı (Kaynak: LF sf. §604.)(≈ Fr slabre Kuzey Denizinde ringa balığı avında kullanılan bir tür tek yelkenli tekne ≈ Hol sloep a.a. ≈ EYAlm slaipfa çekici, trol )

salaş

Mac szállás ev Mac száll konmak, yerleşmek

salata

"turşu" [ Filippo Argenti, Regola del Parlare Turco, 1533]
sirché olsa salata edérdich [sirke olsa salata ederdik] salatalık "turşuluk" [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
salatalık: Hıyar.

İt salata tuzlanmış sebze, turşu (mod. insalata) OLat herba salata a.a. Lat salare tuzlamak +()t°

 salça

Not: Sözcüğün eski anlamı olan "turşu", salatalık "turşuluk hıyar" deyiminde korunur. • Fr salade, İng salad nihai olarak İtalyancadan alınmıştır.

Benzer sözcükler: salatalık


29.09.2017
salavat

Ar ṣalawāt صلاوات z [#ṣlw çoğ.] dualar, özellikle Hz. Muhammed'e edilenler Ar ṣalā(t) صلاة z [t.] dua, yakarış +āt Aram ṣalawthā צלותא za.a.

salça

İt salsa [f.] yemek suyu, sos Lat salsus, salsa tuzlanmış Lat salare, sals- [den.] tuzlamak Lat sal tuz << HAvr *sal-d- a.a.

saldır|mak

<<? TTü sal- (silah?) sallamak +tUr-

saldırgan

TTü saldır- +(g)An

saldırı

TTü saldır- +I(g)