salep

salavat

Ar ṣalawāt صلاوات z [#ṣlw çoğ.] dualar, özellikle Hz. Muhammed'e edilenler Ar ṣalā(t) صلاة z [t.] dua, yakarış +āt Aram ṣalawthā צלותא za.a.

salça

İt salsa [f.] yemek suyu, sos Lat salsus, salsa tuzlanmış Lat salare, sals- [den.] tuzlamak Lat sal tuz << HAvr *séh₂ls (*sā́ls) a.a.

saldır|mak

<<? TTü sal- (silah?) sallamak +tUr-

saldırgan

TTü saldır- +(g)An

saldırı

TTü saldır- +I(g)

salep

"orkide bitkisi ve kökü" [ Yadigâr-ı İbni Şerif, <1421?]
"orkide kökünden elde edilen toz ve bundan yapılan içecek" [ Evliya Çelebi, Seyahatname, 1665]
Esnāf-ı saˁlebciyān: (...) Kış günleri χusyetüs-saˁleb سعلب derler yaˁni tilki taşağı demek olur (...) hemān tilki taşağına benzer sarmısak dişi gibi bir otdur [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
sāleb سالب: husyetü's-saˁleb خصية الثعلب [zebanzedi]

Ar χuṣyatu'ṯ-ṯaˁlab خصية الثعلب ztilki taşağı, orkide Ar ṯaˁlab ثعلب z [#ṯˁlb] tilki

Not: Orkide bitkisinin rizomlarının şeklinden ötürü. Karş. Lat orchis "husye, orkide", İng ballockswort ve dogstones "köpek taşağı, orkide". Anadolu ağızlarında it taşağı kullanılır. • Modern Arapça sözlüklerde rastlanan صحلب ve سحلب yazımlarıı Türkçeden alıntıdır.


25.11.2018
salgı

TTü sal- +gU

salgın

TTü sal- göndermek, sallamak, saldırmak +gIn

salhane

§ Ar salχ سلخ z [#slχ faˁl msd.] hayvan derisini yüzme Fa χāne خانه zev

salı

Ar yawm aṯ-ṯalīṯ ثليث z [#s̠ls̠] üçüncü gün Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة züç

salık

TTü sal- göndermek, sarkıtmak +Uk