salya

saltanat

Arapça slṭn kökünden gelen salṭana(t) سلطنة z "hükümdarlık etme, iktidar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça sulṭān سلطان z sözcüğünün faˁlala(t) vezninde murabba (dörtlü) masdarıdır.

saltık

Türkiye Türkçesi salıt- "salmak, azat etmek" fiilinden Yeni Türkçe +Uk ekiyle türetilmiştir.

salto

İtalyanca salto "sıçrama, şahlanma" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük Latince aynı anlama gelen saltum sözcüğünden evrilmiştir. Bu sözcük Latince salire, salt- "sıçramak, ani hareketle kalkmak" fiilinden türetilmiştir. Latince fiil Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *sl̥i- biçiminden evrilmiştir.

salvia

İngilizce ve Latince salvia "adaçayı" sözcüğünden alıntıdır. İngilizce sözcük Latince salūs "sağlık" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *solh₂-uHts (*sol-ūts) "sağlık, selamet" biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *solh₂- (sol-) "bütün, tam, kusursuz" biçiminden evrilmiştir.

salvo

İtalyanca salva "1. selam sözü, 2. selamlama veya korkutma amaçlı seri top atışı" sözcüğünden alıntıdır. İtalyanca sözcük İtalyanca salvo "sağ, salim, esen, emin" sözcüğünden türetilmiştir. Bu sözcük Latince aynı anlama gelen salvus sözcüğünden evrilmiştir. Latince sözcük Hintavrupa Anadilinde aynı anlama gelen yazılı örneği bulunmayan *solh₂-wós (*sol-wós) biçiminden evrilmiştir. Bu biçim Hintavrupa Anadilinde yazılı örneği bulunmayan *solh₂- (sol-) "iyi olmak" biçiminden türetilmiştir.

salya
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Hızır Paşa, Müntehab-ı Şifa, 1400 yılından önce]
ve ağızdan salyar ساليار akmağa gāyet müfīddür [ Asım Ef., Burhan-ı Katı terc., 1797]
gilīz [Fa.]: İnsan ve hayvan ağzından akan luˁābdır ki salyar ساليار taˁbīr olunur [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
salyā: akan yar, rīk, salyangoz (...) salyār: salyangoz

Köken

Türkiye Türkçesi salyar "tükürük" sözcüğünden evrilmiştir. Türkçe sözcük Orta Yunanca aynı anlama gelen sálion veya salivári σάλιον/σαλιβάρι z sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Du Cange, Glossarium Mediae et Infimae Graecitatis sf. 2:1328) Bu sözcük Latince aynı anlama gelen saliua sözcüğünden alıntıdır. (Kaynak: Ernout & Meillet, Dict. etym. de la langue latine sf. 590)

Ek açıklama

19. yy'a dek Türkiye Türkçesi salyar ve yar biçimleri görülür. • İngilizce saliva (aynı anlamda) Latinceden alınmıştır.

Benzer sözcükler

salyar

Bu maddeye gönderenler

salyangoz


27.01.2018
salyangoz

Yunanca sáliangas σάλιαγγας z "«salyalı», sümüklü böcek" sözcüğünden alıntıdır. Yunanca sözcük Yunanca sálion σάλιον z "tükürük" sözcüğünden türetilmiştir.

sam yeli

Arapça smm kökünden gelen sāmm سامّ z "zehirleyen" sözcüğünden türetilmiştir. Arapça sözcük Arapça samma سمّ z "ilaçla tedavi etti, zehirledi" fiilinin fāˁil vezninde etken fiil sıfatııdır. (NOT: Bu sözcük Aramice/Süryanice sam סַם z "ilaç, zehir" sözcüğü ile eş kökenlidir. Aramice/Süryanice sözcük Akatça şammu "ot, şifalı ot, ilaç" sözcüğü ile eş kökenlidir. )

saman1

Eski Türkçe saman "kesilerek kurutulmuş tahıl gövdesi" sözcüğünden evrilmiştir.

saman2

Farsça sāmān سامان z "servet, zenginlik" sözcüğünden alıntıdır.

samaryum

Yeni Latince samarium "bir element" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1879 Paul Émile Lecoq de Boisbaudran, Fr. kimyacı.) Latince sözcük Vassili E. Samarski "Rus mühendis subay (1803-1870)" özel adından +ium ekiyle türetilmiştir.