savlet

savan2

Fr savane tropik bölgelere özgü ağaçsız çayır İsp sabana a.a. (İlk kullanım: 1526 Gonzalo Fernández de Oviedo, İsp. tarihçi.) Taino zavana

savaren

Fr savarin bir tür pasta öz Jean Anthelme Brillat-Savarin Fransız yazar, siyasetçi ve gastronom (1725-1826)

savaş

OTü *sava- söz söylemek +Iş ETü sav söz

savaş|mak

<< ETü-O savaş- tartışmak, mücadele ve muharebe etmek ETü *sava- söz çarpmak? +Iş- ETü sav söz +(g)A-

savcı

ETü savçı sözcü, elçi ETü sav söz +çI

savlet

[ Ahmed b. Kadı-i Manyas, Gülistan tercümesi, 1429]
rebīˁ faṣlıydı, sovuk ṣavleti ārām itmiş-idi [soğuk dalgası dinmişti]

Ar ṣawla(t) صَولة z [#ṣwl faˁla(t) msd.] hücum, akın Ar ṣāla صَالَ zaniden üstüne atladı, saldırdı


14.05.2015
savsakla|mak

<< TTü savsak başından savan, ihmalci +lA- TTü savsa- savmak istemek +Uk TTü sav- +sA-

savt

Ar ṣawt صوت z [#ṣwt faˁl msd.] bağırma, insan sadası, ses Ar ṣāta صات zbağırdı, ses etti

savun|mak

TTü sav- def etmek +In-

savur|mak

<< ETü savur- (ekin) savurmak, saçmak ETü *sav- göndermek +(g)Ur-

savuş|mak

TTü sav- göndermek, uzaklaştırmak +Iş-