sekant

sehiv

Ar sahw سهو z [#shw faˁl msd.] dikkatsizlikle yapılan hata, unutkanlık Ar sahā dikkatsizlik veya unutkanlık yaptı

sehpa

Fa se-pāy سه پاى züçayak, tripod

sek

Fr sec kuru, su katılmamış << Lat siccus kuru << HAvr *sei̯k- suyu akmak

sek|mek

<< OTü sek- adım atmak, hoplamak

sekans

Fr séquence süre içinde peş peşe giden şeyler, dizi Lat sequentia a.a. Lat sequi, secut- izlemek, takip etmek, peşinden gelmek +entia << HAvr *sekʷ- izlemek, peşinden gitmek

sekant

[ TDK, Türkçe Sözlük, 1. Baskı, 1945]
sekant: [trigonometride bir kavram]

Fr sécante Alm Sekant bir daireyi kesen açı (İlk kullanım: 1583 Thomas Fincke, Dan. matematikçi.) << Lat secans kesen Lat secare kesmek, ayırmak +ent°

 segman


29.09.2017
sekban

Fa sagbān سگبان zköpek bakıcısı § Fa sag سگ zköpek (≈ Sans śvaka श्वक z«köpek-gibi», kurt << HAvr *ḱwóns a.a. ) Fa bān بان zbakan, güden

sekel

Fr séquelle bir şeyin devamı veya izleyeni, tıpta bir hastalığın devamında görülen ikincil belirti Lat sequela bir şeyin devamı, müteakip Lat sequi izlemek

sekene

Ar sakana(t) سكنة z [#skn faˁala(t) çoğ.] bir yerde oturanlar, sakinler Ar sākin ساكن z [t.] oturan

seki1

<< ETü sekü ayaklık, basamak, banko

seki2

<< TTü sekil at ayağındaki aklık ?