sekene

sek|mek

<< OTü sek- adım atmak, hoplamak

sekans

Fr séquence süre içinde peş peşe giden şeyler, dizi Lat sequentia a.a. Lat sequi, secut- izlemek, takip etmek, peşinden gelmek +entia << HAvr *sekʷ- izlemek, peşinden gitmek

sekant

Fr sécante Alm Sekant bir daireyi kesen açı (İlk kullanım: 1583 Thomas Fincke, Dan. matematikçi.) << Lat secans kesen Lat secare kesmek, ayırmak +ent°

sekban

Fa sagbān سگبان zköpek bakıcısı § Fa sag سگ zköpek (≈ Sans śvaka श्वक z«köpek-gibi», kurt << HAvr *ḱwóns a.a. ) Fa bān بان zbakan, güden

sekel

Fr séquelle bir şeyin devamı veya izleyeni, tıpta bir hastalığın devamında görülen ikincil belirti Lat sequela bir şeyin devamı, müteakip Lat sequi izlemek

sekene

[ Hoca Sa'deddin Ef., Tacü't-Tevârih, 1574]
sekenelerin meskenlerinde taḳrīr idüp [oturanları oturdukları yere bırakıp]

Ar sakana(t) سكنة z [#skn faˁala(t) çoğ.] bir yerde oturanlar, sakinler Ar sākin ساكن z [t.] oturan

 sakin


20.08.2015
seki1

<< ETü sekü ayaklık, basamak, banko

seki2

<< TTü sekil at ayağındaki aklık ?

sekiz

<< ETü sekiz/sekkiz 8

sekonder

Fr secondaire ikincil, tali << Lat secundarius a.a. Lat secundus «takip eden», ikinci +ari° Lat sequi, sec- izlemek, takip etmek

sekoya

YLat sequoia Kaliforniya'da yetişen kızıl çam cinsi (İlk kullanım: 1847 Endlicher, Amer. botanikçi.) öz Sequoiah Cherokee yazısını geliştiren kızılderili öğretmen ve düşünür (1760-1843)