seki2

sekant

Fr sécante Alm Sekant bir daireyi kesen açı (İlk kullanım: 1583 Thomas Fincke, Dan. matematikçi.) << Lat secans kesen Lat secare kesmek, ayırmak +ent°

sekban

Fa sagbān سگبان zköpek bakıcısı § Fa sag سگ zköpek (≈ Sans śvaka श्वक z«köpek-gibi», kurt << HAvr *ḱwóns a.a. ) Fa bān بان zbakan, güden

sekel

Fr séquelle bir şeyin devamı veya izleyeni, tıpta bir hastalığın devamında görülen ikincil belirti Lat sequela bir şeyin devamı, müteakip Lat sequi izlemek

sekene

Ar sakana(t) سكنة z [#skn faˁala(t) çoğ.] bir yerde oturanlar, sakinler Ar sākin ساكن z [t.] oturan

seki1

<< ETü sekü ayaklık, basamak, banko

seki2

[ Pîr Mehmed b. Yusuf, Terceman, <1461]
al-aˁsam [Ar.]: iki ön ayakları sekīl yaˁni aklık olan at. [ Asım Ef., Kamus-ı Muhit terc., 1800]
at kısmının kavāiminde olan beyaza denir ki sekīl taˁbir olunur TTü: [ Ahmed Vefik Paşa, Lehce-ı Osmani, 1876]
seki: (...) ayak, direk ayağı, kürsü taşı, at ayağının beyazı.

<< TTü sekil at ayağındaki aklık ?


31.07.2015
sekiz

<< ETü sekiz/sekkiz 8

sekonder

Fr secondaire ikincil, tali << Lat secundarius a.a. Lat secundus «takip eden», ikinci +ari° Lat sequi, sec- izlemek, takip etmek

sekoya

YLat sequoia Kaliforniya'da yetişen kızıl çam cinsi (İlk kullanım: 1847 Endlicher, Amer. botanikçi.) öz Sequoiah Cherokee yazısını geliştiren kızılderili öğretmen ve düşünür (1760-1843)

sekresyon

Fr secrétion salgı Lat secernere ayrışmak, (sıvı) süzülmek, salgılanmak +(t)ion Lat se+ cernere, cret- ayırmak, elemek, süzmek

sekreter

Fr secrétaire kâtip OLat secretarius sır kâtibi, özel kalem müdürü Lat secretus ayrık, gizli, özel +ari° Lat se+ cernere, cret- ayırmak, elemek