selülit

selim

Ar salīm سليم z [#slm faˁīl sf.] güvenilir, barışık, sağ, sağlıklı Ar salima سلم zemin idi, güvendi

selofan

marka Cellophane selülozdan elde edilen şeffaf madde (İlk kullanım: 1911 Jacques Brandenberger, İsviçr. kimyacı.) Fr cellulose diaphane şeffaf selüloz

seloteyp

marka Sellotape saydam yapışkan bant markası (İlk kullanım: 1937 Colin Kininmonth ve George Gray, İng. mühendis.) § İng cellulose selüloz İng tape bant

selpak

marka Selpak kağıt peçete markası (İlk kullanım: 1970 İpek Kâğıt, Eczacıbaşı grubu.) TTü selüloz paket

selsebil

Ar salsabīl سلسبيل zKuran'a göre cennette bulunan pınar Aram sil-şəbīl kanal yolu, Latince aquaeductus karşılığı § Aram sil סִל zoluk, kanal, su yolu Aram şəbīl שְׁבִיל zyol

selülit

[ Milliyet - gazete, 1967]
yağlanma ve selülit kollarda da görülür

Fr cellulite ciltte yağ dokusu kabarcığı Fr cellule hücre +itis Lat cellula [küç.] odacık Lat cella oda, hücre +ul°

 kiler

Not: Fransızcada y. 1860'tan itibaren kullanılan bir tıp terimi iken 1968'de Vogue dergisi tarafından İngilizceye taşınarak popülerleştirilmiştir.

Bu maddeye gönderenler: selüloz (selofan, seloteyp, selpak)


13.01.2018
selüloz

Fr cellulose canlılarda hücre duvarının hammaddesini oluşturan kimyasal madde (İlk kullanım: 1835 Anselme Payen, Fr. kimyacı.) Lat cellula [küç.] hücrecik +ose Lat cella hücre +ul°

selva

İsp selva tropik orman << Lat silva orman

selvi

Ar/Fa sarv سرو zkozalaklı bir ağaç, cypressus ≈ Aram şarwīn/şarwaynā/şurbinnā שרוין za.a. ≈ Akad şurmēnu/şurˁīnu a.a.

sema1

Ar samāˀ سماء z [#smw faˁāl msd.] 1. üst, yüksek, en üstte olan, 2. çatı, tavan, ayakkabının üst kısmı vb. 3. gökyüzü Ar samā سما zyüksek idi, yükseldi, yüceldi

sema2

Ar samāˁ سماع z [#smˁ faˁāl msd.] dinleti, müzik, raks Ar samaˁa سَمَعَ zduydu, dinledi