selam

sekter

Fr sectaire bir mezhep veya hizbe mensup olan, hizipçi OLat sectarius a.a. Lat secta hizip +ari°

sektör

Fr secteur 1. kesim, kesit, 2. geometride dairenin iki kirişi arasında kalan dilim, 3.ekonomide etkinlik grubu Lat sector kesen Lat secare kesmek, bölmek +()tor

seküler

İng secular 1. asra ait, 2. dine değil dünyaya ait, dünyevî Lat saecularis a.a. Lat saeculum 1. insan ömrü (arkaik), 2. nesil, kuşak, çağ, devir, asır +ari° << HAvr *sh₂ei̯-tlo-m (*sai̯-tlo-m) insan ömrü HAvr *sh₂ei̯- (*sai̯-)

sel

Ar sayl سيل z [#syl faˁl msd.] sel, su akıntısı Ar sāla سال z(su) aktı

seladon

Fr céladon griye çalan açık yeşil, bu renkte sırlanmış Çin seramiği öz Céladon Fransız yazar d'Urfé'nin Astrée adlı romanında (1610) yeşil giysili karakter

selam

[ Kutadgu Bilig, 1069]
tört işiŋe tümen miŋ salām [(peygamberin) dört yoldaşına on bin kere bin selam] [ Codex Cumanicus, 1303]
salutatio - Fa & Tr: salam (...) salam berumen, berdun [selam veririm, verdim]

Ar salām سلام z [#slm faˁāl msd.] 1. sağ ve sağlam olma, 2. sağlık, selamet, barış, güvenlik; selam sözü ≈ Aram şəlām/şalām שְׁלָם zsağlık, selamet, güvenlik, barış; selam sözü Akad şalāmu/şulmu a.a. Sumer silim a.a.

Not: Sami dillerine Sumerceden geçmiş sözcüklerdendir. Sumerce sözcük MÖ 3000'den itibaren iki yüzü aşkın metin örneğinde görülür.

Benzer sözcükler: selam durmak, selam sabah, selam vermek, selamlamak, selamlaşmak, selamlık, selamsız


16.04.2019
selamet

Ar salāma(t) سلامة z [#slm faˁāla(t) msd.] sağ ve salim olma, emin olma Ar salima سلم zemin idi, güvendi

selase

Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة z [#s̠ls̠ faˁāla(t) ] üç

selatin

Ar salāṭin سلاطن z [#slṭn faˁālil q. çoğ.] sultanlar Ar sulṭān سلطان z

sele1

Ar/Fa salla سلّة zhasırdan örülmüş sepet ≈ Aram salā סלא za.a. ≈ Akad sellū a.a.

sele2

Fr selle eyer, bisiklet oturağı << Lat sella eyer << Lat *sed-la Lat sedere, sess- oturmak