sele2

selamet

Ar salāma(t) سلامة z [#slm faˁāla(t) msd.] sağ ve salim olma, emin olma Ar salima سلم zemin idi, güvendi

selase

Ar ṯalāṯa(t) ثلاثة z [#s̠ls̠ faˁāla(t) ] üç

selatin

Ar salāṭin سلاطن z [#slṭn faˁālil q. çoğ.] sultanlar Ar sulṭān سلطان z

selb

Ar salb سلب z [#slb faˁl msd.] zorla götürme, yerinden kaldırma Ar salaba zorla götürdü

sele1

Ar/Fa salla سلّة zhasırdan örülmüş sepet ≈ Aram salā סלא za.a. ≈ Akad sellū a.a.

sele2

[ Milliyet - gazete, 1959]
bir bisikletin selesi ona çarpmak üzereyken, geri sıçradı

Fr selle eyer, bisiklet oturağı << Lat sella eyer << Lat *sed-la Lat sedere, sess- oturmak

 sedye


24.06.2015
selef

Ar salaf سلف z [#slf faˁal ] 1. önceleme, eskiden olma, 2. öncekiler, eskiler ≈ Ar sālif سالف z [fāˁil fa.] eski, önceki, geçmiş Ar salufa سلف zgeçti

selefî

Ar salafī سلفى z [nsb.] İslam'ın ilk çağına dönmeyi savunan dini ve siyasi hareket

seleksiyon

Fr séléction seçki, seçim Lat selectio a.a. Lat seligere seçip ayırmak +(t)ion Lat se+ legere, lect- seçmek

selektör

Fr sélécteur seçici Lat selector a.a. Lat seligere +(t)or

selem

Ar salam سلم z [#slm faˁal ] İslam hukukunda malı sonradan teslim etmek üzere peşin ödeme Ar salima سلم zemin idi, güvendi