selvi

selpak

Selpak "kağıt peçete markası" ticari markasından alıntıdır. (İlk kullanımı: 1970 İpek Kâğıt, Eczacıbaşı grubu.) Bu sözcük Türkiye Türkçesi selüloz paket deyiminden türetilmiştir.

selsebil

Arapça salsabīl سلسبيل z "Kuran'a göre cennette bulunan pınar" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice sil-şəbīl "kanal yolu, Latince aquaeductus karşılığı" sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Aramice/Süryanice sil סִל z "oluk, kanal, su yolu" ve Aramice/Süryanice şəbīl שְׁבִיל z "yol" sözcüklerinin bileşiğidir.

selülit

Fransızca cellulite "ciltte yağ dokusu kabarcığı" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Fransızca cellule "hücre" sözcüğünden +itis ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Latince cellula "odacık" sözcüğünden alıntıdır. Latince sözcük Latince cella "oda, hücre" sözcüğünün küçültme halidir.

selüloz

Fransızca cellulose "canlılarda hücre duvarının hammaddesini oluşturan kimyasal madde" sözcüğünden alıntıdır. (İlk kullanımı: 1835 Anselme Payen, Fr. kimyacı.) Fransızca sözcük Latince cellula "hücrecik" sözcüğünden +ose ekiyle türetilmiştir. Bu sözcük Latince cella "hücre" sözcüğünün küçültme halidir.

selva

İspanyolca selva "tropik orman" sözcüğünden alıntıdır. İspanyolca sözcük Latince silva "orman" sözcüğünden evrilmiştir.

selvi
Tarihçe (tespit edilen en eski Türkçe kaynak ve diğer örnekler)

[ Gülşehri, Mantıku't-Tayr, 1317]
serv ağacı budağında oturuŋ [ Meninski, Thesaurus, 1680]
serv vulg. selv

Köken

Arapça ve Farsça sarv سرو z "kozalaklı bir ağaç, cypressus" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Aramice/Süryanice aynı anlama gelen şarwīn veya şarwaynā veya şurbinnā שרוין z sözcüğü ile eş kökenlidir. Bu sözcük Akatça aynı anlama gelen şurmēnu veya şurˁīnu sözcüğü ile eş kökenlidir. (Kaynak: Chicago Assyrian Dictionary sf. 17.3 349-353)

Ek açıklama

Araseste /r/ > /l/ değişimi ve sonseste türeyen /i/ sesi Türkçeye mahsustur.


28.11.2020
sema1

Arapça smw kökünden gelen samāˀ سماء z "1. üst, yüksek, en üstte olan, 2. çatı, tavan, ayakkabının üst kısmı vb. 3. gökyüzü" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça samā سما z "yüksek idi, yükseldi, yüceldi" fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır.

sema2

Arapça smˁ kökünden gelen samāˁ سماع z "dinleti, müzik, raks" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça samaˁa سَمَعَ z "duydu, dinledi" fiilinin faˁāl vezninde masdarıdır.

semafor

Fransızca sémaphore "denizcilikte flamalarla işaretleşme sistemi" sözcüğünden alıntıdır. Fransızca sözcük Eski Yunanca sḗma σήμα z "işaret, simge, gösterge" ve Eski Yunanca phóros φόρος z "taşıyan" sözcüklerinin bileşiğidir. Yunanca sözcük Eski Yunanca phérō, phor- φέρω z "taşımak, getirmek" fiilinden türetilmiştir.

semah

Arapça smˁ kökünden gelen samāˁ سماع z "dinleme, dinleti" sözcüğünden alıntıdır.

semai

Arapça samāˁī سماعى z "dinleti, konser" sözcüğünden alıntıdır. Arapça sözcük Arapça smˁ kökünden gelen samāˁ سماع z "dinleme" sözcüğünün nisbet halidir.