sensor

seniye

Ar sanīya(t) سنيّة z [#snw faˁīla(t) fem.] Ar sanī سني z [faˁīl sf.] palak, muhteşem, yüce, hükümdarlar için kullanılan bir sıfat Ar sanā سنا zparladı, ışıdı, yüceldi

senkop

Fr syncope gramerde bir ses veya hecenin yutulması, tıpta kısa süreli bilinç kaybı, müzikte aksak ritm EYun synkópē συνκόπη zkesinti, (birbirine vurarak) kırılma EYun syn+ koptō κοπτω zkesmek (<< HAvr *(s)kop- a.a. )

senkretik

Fr syncrétique zıt ilkelerin bir araya gelmesiyle oluşan, karma (özellikle din) EYun synkrētikós συνκρητικός zGirit kentlerinin oluşturduğu federasyona ilişkin öz (EYun) syn+ Krḗta Kρήτα zGirit +ic°

senkromeç

İng synchro-mesh farklı hızda dönen iki dişlinin hızını eşitleyen mekanizma

senkronize

Fr synchroniser EYun synχrónos συνχρόνος zeşzamanlı +ise- İng synchronize eşzamanlı olmak, eşzamanlı kılmak EYun syn+ χrónos χρόνος zzaman

sensor

[ Milliyet - gazete, 1962]
Sensor denilen bir alet feza gemisindeki astronotların vücut reaksiyonlarını ölçmeğe yarıyor.

İng sensor sinyal veya harekete duyarlı cihaz, fotoelektrik hücre İng to sense duymak, hissetmek +()tor Lat sensus duyma, duyum, algı

 sansasyon


18.08.2017
sent

İng cent doların yüzde biri Fr cent yüz << Lat centum a.a.

sentaks

Fr syntaxe, syntact- sözdizimi EYun syntáksis συντάξις za.a. EYun syn+ tássō, tag- τάσσω, ταγ- zdizmek, düzenlemek +sis

sentez

Fr synthèse, synthet- bir araya getirme, bağdaştırma EYun sýnthesis σύνθεσις zbirleştirme, bir araya koyma EYun syn+ títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak +sis

senyör

Fr seigneur bey, efendi, hazret << Lat senior [kıy.] daha yaşlı, çok yaşlı Lat senex, sen- yaşlı, pir +ior

separe

Fr séparée [pp. fem.] restoranda ayrı oturma yeri Lat separata [pp.] ayrılmış yer veya şey Lat separare ayırmak +()t° Lat se+ parare oluşturmak, yaratmak, yapmak