sepele|mek

sent

İng cent doların yüzde biri Fr cent yüz << Lat centum a.a.

sentaks

Fr syntaxe, syntact- sözdizimi EYun syntáksis συντάξις za.a. EYun syn+ tássō, tag- τάσσω, ταγ- zdizmek, düzenlemek +sis

sentez

Fr synthèse, synthet- bir araya getirme, bağdaştırma EYun sýnthesis σύνθεσις zbirleştirme, bir araya koyma EYun syn+ títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak +sis

senyör

Fr seigneur bey, efendi, hazret << Lat senior [kıy.] daha yaşlı, çok yaşlı Lat senex, sen- yaşlı, pir +ior

separe

Fr séparée [pp. fem.] restoranda ayrı oturma yeri Lat separata [pp.] ayrılmış yer veya şey Lat separare ayırmak +()t° Lat se+ parare oluşturmak, yaratmak, yapmak

sepele|mek

TTü: "serpiştirmek, saçmak" [Mes-TS <1512]
her seher yüzlerine su sepeler ebr-i bahār [bahar bulutu] sersem sepelek [ Cumhuriyet - gazete, 1946]
Hımbıl, sersem sepelek. Fazla söyledikçe karı çamurlaşıyor.

TTü sep- serpmek +AlA-

 serp-

Not: Sürekli ve kararsız eylem bildiren +AlA- ekiyle.

Benzer sözcükler: sepelek, sersem sepelek


02.07.2015
sepet

Fa sabad/sapad سبد/سپد zhasır kova << OFa *sapad a.a.

sepi

TTü sep- serpmek +I(g)

sepken

TTü sep- serpmek, saçmak +(g)An

septet

Fr septette yedi enstrüman için müzik eseri Fr sept [küç.] yedi +et° Lat septem a.a. HAvr *septḿ̥ a.a.

septik1

Fr septique çürümeye ve kokuşmaya ilişkin EYun sēptikós σηπτικός zçürümüş, kokuşmuş EYun sḗpomai σήπομαι zçürümek, kokuşmak +ik°