sepet

sentaks

Fr syntaxe, syntact- sözdizimi EYun syntáksis συντάξις za.a. EYun syn+ tássō, tag- τάσσω, ταγ- zdizmek, düzenlemek +sis

sentez

Fr synthèse, synthet- bir araya getirme, bağdaştırma EYun sýnthesis σύνθεσις zbirleştirme, bir araya koyma EYun syn+ títhemi, the- τίθεμι, θε- zkoymak +sis

senyör

Fr seigneur bey, efendi, hazret << Lat senior [kıy.] daha yaşlı, çok yaşlı Lat senex, sen- yaşlı, pir +ior

separe

Fr séparée [pp. fem.] restoranda ayrı oturma yeri Lat separata [pp.] ayrılmış yer veya şey Lat separare ayırmak +()t° Lat se+ parare oluşturmak, yaratmak, yapmak

sepele|mek

TTü sep- serpmek +AlA-

sepet

[ Edib Ahmed, Atebet-ül Hakayık, <1250 (1444)]
kalur munda kiḏiŋ säpäd ṣandūḳuŋ [burada geriye sepetinle sandığın kalır] sepetlemek "kovmak [argo]" [ Mikhailov, Matériaux sur l'argot et les locutions..., 1929]
sepetlemek: Chasser, congédier.

Fa sabad/sapad سبد/سپد zhasır kova << OFa *sapad a.a.

Not: Ar safaṭ biçimi Orta Farsçadan alıntıdır.

Benzer sözcükler: sepetlemek, sepetli motor


06.04.2015
sepi

TTü sep- serpmek +I(g)

sepken

TTü sep- serpmek, saçmak +(g)An

septet

Fr septette yedi enstrüman için müzik eseri Fr sept [küç.] yedi +et° Lat septem a.a. HAvr *septḿ̥ a.a.

septik1

Fr septique çürümeye ve kokuşmaya ilişkin EYun sēptikós σηπτικός zçürümüş, kokuşmuş EYun sḗpomai σήπομαι zçürümek, kokuşmak +ik°

septik2

Fr scéptique kuşkucu EYun skeptikós σκεπτικός zgerçeğin bilinemeyeceğini savunan filozof Pyrrho'nun öğretisini izleyen kimse EYun sképthomai σκέπθομαι zgözlemlemek, alıcı gözle bakmak +ik° << HAvr *sḱep-/*speḱ- gözlemek